Reklam
Gazetem İzmir ve Salih Erkek...
Reklam
Ertan Yıldız

Ertan Yıldız

Gazetem İzmir ve Salih Erkek...

19 Ekim 2014 - 17:06

"Neden?" Bu soruyu ben sormuyorum!.. Bu soru soruldu...

Salih Erkek'i uzun zamandır tanırım... İzmir'in aktif insanlarından... Cemiyet ve medya yaşamı içinde olan, kendince bir çok konuda sıradanlığın dışında çabalarıyla tanınıyor... Beni tanıyanlar; İzmir'de yazılmayanları yazan, yazılarında Anadolu dilini kullanan, alengirli işlere adı karışanların gözünün yaşına bakmayan gazeteci olarak bilir...

İşin garip ve güzel olan tarafı; yazılarımdan yazılarıma konu olanlardan çok, yazamayıp konuları tahvile dönüştürenlerin rahatsızlık duyması tuhaf değil mi? Gazeteci Okan Yüksel; "Yeryüzünde iki tip gazeteci vardır. Bir palto tutan, iki kafa tutan!" der... 21. Yüzyılın gazetecileri "kafa" tutmayı unutmuş olabilir... Palto tutmak, işlerine daha çok geliyor da olabilir... Bu onların sorunu... Önemli olan kamuyoyunu "sansürsüz" bilgilendirmek değil mi?

At izi ile it izinin birbirine karıştığı iç ve dış politikada; AKP iktidarı Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlığı'nda debelenirken; CHP’de“baba”lıktan geri kalmayarak; “ana muhalefet” görevini sürdürüyor... Ülkemizin yönetimi AKP'ye oranla CHP açısından daha güllük gülistanlık ...

Çadır tiyatrosu görselliğinde parti içi sorunları çözen CHP genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, hafta içinde yapılan CHP MYK'sında çok önemli konuları gündeme getirip, çözdü! Dört yıllık Genel Başkanlığı süresince parti içi demokrasiyi rafa kaldıran sayın Kılıçdaroğlu, 2015 genel seçimlerinde CHP'nin önseçim yapmayacağını, köhneleşen örgüt yapısının da kongrelere gidip yenilenmeyeceğini buyurdu! Topu taça atmada ustalaşan sayın Kılıçdaroğlu, "küçük olsun benim olsun" mantığını yine etrafını saran bir dizi koltuk sevdalısı yalakalarıyla birlik olarak sürdürmeyi tercih etti. Kısacası; sayın Kılıçdaroğlu kendi sonunu hazırladı! Bugün seçime gidiliyor olsa, en büyük matematiksel kayıp İzmir'de yaşanacak... Bırakın Alaatin Bey'in TV'lere röportaj verip 18 milletvekili çıkarırız dediği palavraları, mevcutu koruyabilecekler mi? İzmir gibi Türkiye'nin aydınlık yüzü bir şehirde; kendi konumlarını dahi tahlil edemeyen, ellerinde sağlıklı analiz raporları bulunmayan, 1950 model siyasi çalışma temposuyla hareket eden, insan odaklı politika lardan uzak bir parti, nasıl başarılı olabilir? Asıl şenlik, İzmir aday listelerine 1-2 virüsün eklendiği gün çıkacak. Virüsler şimdiden başladı İzmir semalarında dolanmaya... Parti içi ve ülke yönetimindeki sıkışmışlığın verdiği tutarsızlıkları bir kenara itip, günü kurtarma telaşındaki AKP'nin gerisinden gitmeyi kendine rota sanan Yeni CHP'liler, tarihçilerin bile kafasını karıştırmayı başarabildiler!

Gündem yaratacak olan CHP iken, kuyruğuna teneke takılmış kedi misali, AKP’nin peşinden gitmeyi kendi içlerine sindirebiliyorlar! Akıl dışı gibi görünse de; Y. CHP'nin elinde halk indirgenmiş, ülke yönetimine talip olabilecek bir politika var mı? Adının önünü “YENİ” eklemekle kendini yenilediği sanmak, ancak emperyalistleri mutlu eder. Cumhuriyeti kuran CHP, “Y” harfinin sihiriyle kendine nereye kadar taşıyacak göreceğiz bakalım…

Tarihe bakın; her “yeni” diye sunulanın altında muhakkak emperyalist, kapitalist bir sömürü yatar! Emperyalizm; rol biçer…! Emreder…! Başkaldırmanızı istemez!

Sistem, entegresinin dışına çıkmanız izin vermez! Niye versin ki! Dener… İşine gelmediği anda yol verir, “yeni”sini kullanır! Sayın Kılıçdaroğlu, deneme süresini çoktan geride bıraktı, miadının dolduğunun farkında değil!

Şimdi; CHP önüne “YENİ”yi ekledi, tabana, halka yansıyan birşey oldu mu? Halka sunulan ve "YENİ" olan ne? Yerel yönetimlere bakın... En güçlü olduğu İzmir'de "YENİ" olan ne? Var mı böyle birşey? Talan, vurgun, rantçılık devam etmiyor mu? "Taşeron hayır" diye eylem yapan işçiler, Belediyelerin "taşeron" işçisi değil mi? Böyle bir tiyatro dünyanın neresinde sahneleniyor? Belediyelerin hangi şirketi taşeron değil? Sarı sendika ağalarıyla Belediye Başkanları can-ciğer kuzu dolması değil mi? İzmir'de sendika üst yöneticisi olupta, çoluğu çocuğu Belediyelerin kadrolu işlerine alınmamış sendikacı var mı? İZELMAN Otopark emekçilerinin çalışma koşullarına bir bakın... Nerde o devrimci ayaklarına yatan, sömürüye karşı çıkan sendikacılar?

İZELMAN zaten ayrı bir yazı konusu... Önümüzdeki günlerde emekçilerin nasıl sömürüldüğünü, emekçilere nasıl faşizan baskılar uygulandığını gündeme getireceğiz...

Kısacası; CHP eklediği "YENİ" kelimesinin sihirine güvenerek 2015'e girerse; eski günlerini mumla arar, sayın Kılıçdaroğlu'da SSK'dan sonra ikinci emekliğine CHP'den kavuşur!

Son Yazılar