Reklam
BEN DAHA ÖNCE DÜŞÜNMÜŞTÜM!
Reklam
Neslihan Aydın BATOK

Neslihan Aydın BATOK

Mürekkep İzi

BEN DAHA ÖNCE DÜŞÜNMÜŞTÜM!

23 Nisan 2018 - 16:45

İnsanoğlunun en büyük icadı sizce nedir?

Bence ‘Hayal Gücü’dür. Diğer aklınıza gelebilecek hemen hemen tüm icatlar bu icadın ürünüdür.

Hayal gücü sınırsızdı değil mi?

Elhamdülillah öyle;)

Evren gibi onun da ucu bucağı yok. Biz hayal ettik ve birçoğu oldu.  İnsanoğlunun elinde böyle bir güç hatta tabiri caizse böyle bir silah olmasaydı engelleri öldüremezdik. Hâlâ ilk çağda mamut avlıyor olurduk. Belki de ateşi bile bulamazdık. Her ne kadar tesadüfen bulunduğu söylense bile homosapiens kıvılcıma denk geldiğinde hemen hayal kurdu ve bu hayal onu ateşe götürdü.

  Bu yazıyı ve bu konuyu seçmemin sebeplerine gelirsek müsaadenizle biraz kendimi öveceğim. Belki sizleri irite edeceğim ama biliyorum ki affedileceğim;)

   Çocukluğumdan beri hep bir şeyler düşünürüm. Hayal ederim yani. Kafamda deli icatlar bir nevi. Biri çalacak, benden önce yapacak diye çoğunu kendime sakladım. Hatta bazılarını unuttum bile. Kendime büyük haksızlık yaptım sanırım. Şimdi pişmanım. Bu yazımı da benim gibi birileri varsa aynı hatayı tekerrür etmesin diye tabi bir yandan da sizleri ağlama duvarı olarak görüp rahat rahat içimi dökeyim diye yazıyorum.

Şimdi bakalım ben neler hayal etmişim ve benden önce kimler yapmış:)

  1. Paraşütlü Uçak

Lütfen gülmeyin!

Evet! haklısınız yakın zamanda bulundu. İşte pişmanlıklarım bundan kaynaklı. İzleyenler bilir. Türkiye yabancı dizilerle ‘LOST’ dizisi sayesinde tanıştı. O dizide uçak kazasıyla bir adaya düşen ve burada mahsur kalan kişilerin yaşadıkları anlatılıyordu. Yaklaşık 12 yıl önce olsa gerek, bu diziyi izlerken aklıma uçağın ana gövdesinin üst kısmında devasa paraşüt olsa tehlike anında uçağın üstü açılsa ve paraşüt devreye girse can kaybı daha az olur diye düşünmüştüm. Ama bugün benim kendime sakladığım ki aslında bir iki kişiyle paylaşmıştım ama hayata geçiremedikten sonra kaç yazar dimi, neyse artık böyle bir buluş var. Bakınız aşağıdaki resme:(

 

2. Kırışıkları Dolduran Krem

Düşünüyorum da lisedeki bir genç kızın kırışıkla ne işi olur değil mi? Çok garibim Vallahi…

Lise 2 olmam lazım hafızam beni yanıltmıyorsa. Dershanedeki kimya öğretmenimi çok severdim. Gerçi tüm hocalarımı severdim ama Gülizar hocanın bana olan güveni, inancı beni ona daha yakınlaştırmıştı. Bide baş rolde masum bir arı var:D Bu iki ayrıntı önemli. Bacağımı arı sokmuştu nasıl şişmişti inanamazsınız. Bide böyle gergin ve sert bir ete dönüşmüştü şişik bölge. Bende arıların zehrinde her ne varsa bu yaşlılar için yapay olarak laboratuvar ortamında üretilir ve krem haline getirilirse geçici de olsa yaşlılık belirtilerini azaltabilirim diye düşünüp tabi bunu da hocamla paylaşmıştım. Hocam da beni kimyaya yönlendirdi ve ilk üniversitem olan İYTE Kimya bölümünde aldım soluğu. Ama sanırım biraz maymun iştahlıyım. Bu hevesin devamı gelmedi. Ve Ben düşünmüştüm birileri yine buldu… Bkz. görsel 2

 

3. Geleceğin Otobüsleri

Maalesef ki bu fikir ancak İzmir’deki otobüs çilesiyle karşılaşınca aklıma geldi. Hatta birine anlatacağım diye kara kalem çizimini bile yapmıştım. Trafikte ki araçları rahatsız etmeden ilerleyecek ve yolcu alıp bindirecekti benim canım otobüsüm ama fakat ve lâkin ellerin oldu.

Efso oldu hatta:)

4. Denizdeki Gelgit Hareketlerini Enerjiye Çeviren Dubalar

Beni en çok kahreden belki de bu oldu. İnşaat mühendisliği okurken suyun gücünü hidrolik anabilim dalıyla pekiştirmiş oldum. Çağımızda enerjinin her çeşidi o kadar önem taşıyor ki özellikle dönüşebilir enerjinin önemi nükleer santrallerin yarattığı sıkıntılarla iyice anlaşılıyor. Ben de kendi halinde masumane bir şekilde en azından mesleğimde hangi daldan devam edeceğim sorusuna cevap ararken bunun hayalini kuruyordum. Sonra dedim ki madem böyle bir şey düşündün Neslihan’cım o zaman bitirme projen bu olsun. Araştırmaya başladım. Sonra ne oldu bilemiyorum ama herhalde şu kasvetli sınav dönemlerine denk geldi. Ben bu vesileyle düşüncemi bir rafa kaldırdım. Aradan zaman geçti tabi buna karar verdiğim evreler üniversite 2.Sınıftım. O dönem Dekan ve aynı zamanda Bölüm Başkanımız olan Prof. Dr. Hikmet Hüseyin Çatal ile bir husus hakkında görüşüyorduk (Şuan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı) konu istediğim ana bilim dalına gelince bir baktım ben Hidrolik Ana Bilim Dalını bırakmışım Yapı Ana Bilim Dalına yönelmişim. Çok değer verdiğim bir hocamdır Hikmet hocam. Pişman değilim yapıya yöneldiğim için ama rafa kaldırdığım düşünceyi geliştirmediğim için kendime kızgınım. Daha sonradan bir vesileyle izlediğim bir video zaten beni bana küstürdü.

https://www.youtube.com/watch?v=KXL-7IxhtIM

Videonun linki üstte ama yine de ben size ekran resmini de koyayım ki bana iyice gülün.

Daha aklıma şuan gelmeyen gelse de artık yazımı daha fazla uzatamayacağım nice şeyler…

Pişmanlığa bürünmüş şeyler…

Yine de sonradan pişman olmamak için henüz yapıldığına şahit olmadığım bir fikrimi burdan sizlere bildireyim. Bunu da yaklaşık 2.5 yıl önce iki hocamla paylaşmıştım biri yine Hikmet hocaydı

Neyse önce fikrimi belirteyim de en azından söylemiş olayım;)

ŞEKİL DEĞİŞTİREN BİNA

Ana kütle yani taşıyıcı kısmın betonarmeden olduğu ama şekil değiştirmeye imkan tanıyan kısmın çelik konstrüksiyonla imal edildiği bir yapı düşünün. Yapıyı ince belli bir bardak gibi hayal edin, orta bölgeden daralan. Sonra daralmanın orta bölgede değilde uç kısımlarda olduğunu düşünün yani bir fıçı şekline geldiğini, ve şimdide bırakın hiçbir bölgeden daralmasın da normal düz bir bina gibi olsun…

Hayalim bir şekilde bu hareketli yapıyı yani şekil değiştirebilen yapıyı hayata geçirmek. Ve hatta bunu İzmir de yapmak. Çünkü İzmir’in ben burdayım diyen simgesel bir yapısı yok.

 

Vel hasıl kelam, bu emel için bir AR-GE gerek. Peki nerde bu AR-GE?

Bu düşüncenin başarıya ulaşacağına inanan vizyonu geniş ve aynı zamanda tabiri caizse cüzdanı dolgun olan birinde!

Ya da diğer bir ihtimal benim bir şekilde çok zengin olmamda :)

Bu yazımda umarım sizlere biraz harekete geçme şevki verebilmişimdir. 3 mesaj vermeyi amaçladım bugün.

  1. Hayal kurmanın önemi
  2. Fikirlerini kendine saklama harekete geç
  3. Pişman olma hayal etmeye devam et (özellikle bu mesaj kendime;) )

(Mesaj kutunuza bakın lütfen:)  

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar