Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na İzmir'den sert yanıt ve su çıkışı!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 7. Olağan İzmir İl Kongresi'nde konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sert yanıt veren Erdoğan İzmir'e suyu da kendilerinin getirdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na İzmir'den sert yanıt ve su çıkışı!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 7. Olağan İzmir İl Kongresi'nde konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sert yanıt veren Erdoğan İzmir'e suyu da kendilerinin getirdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na İzmir'den sert yanıt ve su çıkışı!
22 Şubat 2021 - 14:52

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Halkapınar Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti İzmir 7. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.
Saat 14.30’da kongre salonuna giriş yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satırbaşları şunlar;
“İzmir bugün bir diriliş coşkusunu bizlere veriyor. 2023 ile ilgili bir başka müjdeyi bugün aldığımız görüyorum. 
Bugünkü kongrelerimiz Anadolu’nun en batısındaki İzmir’den ortasındaki Nevşehir’e ve en doğusundaki Hakkâri’ye uzanan bir hatta Türkiye’nin tüm güzellikleri kucaklayarak gerçekleştiriyoruz. İzmir de bizimdir, Nevşehir de bizimdir Hakkâri de bizimdir. Türkiye’nin bu büyük zenginliğini hazmedemeyenler milletimizi parçalasak için Haçlı Seferlerinden Sevr’e kadar bizimle uğraşmışlardır. Aynı kirli zihniyet bugün de birlik ve beraberliğimize saldırıyor. Bu saldırı kimi zaman geçtiğimiz yüzyılın ilk çeyreğinde olduğu gibi ordularıyla topraklarımızı işgal olarak tezahür etmiştir. İzmir’in işgaliyle başlayan ve biz esir alan ve mümkün olursa topyekun tasviye etme hevesi yine İzmir’in sularında hüsranla son bulmuştur. Sevr’i paçavraya çeviren milletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak Anadolu’daki varlığını perçinlemiştir. Bu aziz vatanı işgal edemeyeceklerini görenler aynı gaye için yeni araçlar bulmuşlardır. Terör bu araçların en acımasız ve zalimizdir. Hakkâri terörün acısını en çok çeken illerimizden biri İzmir’de terör saldırıları nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan göç edip gelen birçok vatandaşımız yaşıyor. Bugün göç ile ilgili bir konferansı bugün yapacağız. PKK’nin vicdansız yüzünü en iyi onlar bilir. Dünyanın hiçbir yerinde terör örgütlerini savunan aydınlar, STK’lar ve siyasi partiler göremezsiniz. Ancak ülkemizde maalesef böyle kirli bir zihniyet hep vardı bugün de var. Terör örgütü yaklaşık 340 yıldır okula giden öğrenciden evladının üzerine kapanan anneleri, herkesi katlediyor. Buradan sesleniyorum. Ey CHP, Ey Kılıçdaroğlu… Diyarbakır annelerimiz semtine hiç uğradın mı? Orada neler oluyor haberin var mı? Onurlu bir duruş sergileyerek terör örgütünü kınamak yerine hep devleti suçlayan bu zihniyetin her masumun katlinde vebali vardır. Senin de var. Biz terör örgütüne su taşıyanlarla değil, kendi devletinin arkasında dağ gibi duranlarla yol yürüyoruz. 
Biz Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te varız. Nerede hangi inde terörist varsa o inde biz de varız. Oraları onlara mezar edeceğiz. 
Son zamanlarda CHP ve şürekasının Berat Albayrak ve onun nezdinde tüm ailemle birlikte şahsımı hedef alan bir kampanya yürütüyor. Ülkemin hayrına en küçük bir sözlerine şahit olmadığımız CHP yöneticilerinin kampanyalarını görmezden geldik. Ancak bu iş artık siyaset boyutunu aşıp sahip olduğumuz temel hak ve özgürlüklerimize ve ailelerimize varınca cevap vermek lazım oldu. CHP’nin başındaki Zat’ın mecliste yer almasıdır. Onun için de kendisin cevaplarımı bu şehirden vermenin daha doğru olacağına inanıyorum. 
Onca yalanına iftirasına rağmen sürekli aynı şeyleri söylemeyi sürdürerek asıl niyetini ortaya koymuştur. Önüne hangi hakikatler konursa konsun kendisine dayatılan çerçeveyi sayıklıyor. 
KILIÇDAROĞLU GENEL BAŞKAN DEĞİL, BİR PROJEDİR
İzmir’den CHP zihniyetine cevap veriyorum. İzmirli kardeşlerimiz bu zattın gerçek yüzünü doğrudan  görme fırsatı olacaktır. Önüne hangi hakikatler konursa konsun kendisine önceden ezberletilen dayatılan çerçeveye  sabit kalarak ayını şeyi söylüyor. İçişleri başkanım ve Savunma bakanları benden izin aldı ve  Ben CHP’ye gitti anlattı. CHP’nin başındakini adam sandım gitsinler anlatsınlar dedim. Savunma bakanım ve içişleri bakanım gittiler belge ve bilgileriyle gittiler. İşte onun için diyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başında oraya kendi gelmiş genel başkan olarak değil bir proje olarak bulunmaktadır. Yanındakiler de o projenin diğer başlıklarıdır. Yandaşlarıdır. Nitekim Gara operasyonu milletimizde açtığı öfkeyi PKK’dan uzaklaşması için akla ziyan yollara başvurması bu tezimizi doğruluyor. Berat Bey ve üzerimizdeki kampanyaya hız verilmesinin nedeni budur. Dertlerinin ülke ve millet olmadığı, hakikatleri dinleseler de kendilerine tebliğ edilen senaryoyu hayata geçireceklerini biliyoruz. Yine de İzmir’e saygımızdan dolayı 28 yıldır burada erdiğimiz mücadeleyi anlatmak istiyorum. Bu mücadelenin ekonomi safında Berat Bey en önlerde yer almıştır. 
Enerji alanında yaptığı atılımların temelinde Berat Bey’in bakanlığı dönemindeki strateji ve hazırlıklar bulunuyor. Doğalgaz sismik araştırmaları ve sondaj gemi başarılarında Berat Bey’in imzası vardır. Fiyatlarına bakın. Neredeyse araba fiyatı. Bunu başardığı için kuduruyorlar. Şimdi bizim 5 gemimiz var 6. da geliyor. Türkiye ekonomisini daha da iyi kılmak için pek çok alanda tarihi öneme sahip uygulamalar Berat Bey’in bakanlığı döneminde hayata geçirildi. 
IMF’YE BORÇLAR SIFIRLANDI
Bunların arasında en önemli gördüklerimden biri de katılım şirketleri ile ilgili çalışmalar. Bilindiği gibi burada bir adım çok çok önemli. CHP faizcidir, IMF’cidir. IMF’nin temsilcileriyle kapalı kapılar arkasında pazarlık yapanlar bunlar. Biz göreve geldiğimizde Türkiye’nin IMF’ye borcu 23,5 milyar dolar. Ve biz, Mayıs 2013’te IMF’ye olan borçları ödedik ve IMF’ye olan borcu sıfırladık. Bay Kemal… Ey Faik Öztrak… Bizim şu anda IMF’ye bir Allah’ın kuruşu borcumuz yok. Bitti bu iş. Bize ‘IMF’den borç alın’ diyorlar. O sizin cibinniyetinizdir, o sizin karakterinizdir bizde bu yok. Bizim akıl hocalarımız batı değil, biz kendi işimizi kendimiz yürütürüz. 
ALBAYRAK HUKUK YOLUNA GİDİYOR
Küresel sağlık krizinin damgasını vurduğu 2002 yılında dünya ekonomileri derinden sarsıldı. Üretimden istihdama küresel ekonomilerin her anlamda daraldığı bu dönemde Berat Bey2in aldığı önemler ülkemiz bu süreci en hızlı ve hasarsız şekilde geçirdi. Erat Bey bugünden itibaren hakkını hukuk yoluyla arayacaktır. Benim zaten çok davam var, bugüne kadar açtığım her davayı da kazandı. Senden alacaklarımızı da fakire fukaraya dağıtacağız.
“SİZE BURADAN EKMEK ÇIKMAZ”
Salgının sürdüğü bugünlerde döviz rezervleri üzerinden Berat Bey üzerinden yürütülen politikanın nedeni akıl sahibi olmak değildir. Biz, kendilerini bilgilendirdiğimiz konularda bile kendilerinin nasıl hareket ettiğini biliyoruz. Burada döviz rezervi konusuna açıklık getirmek istiyoruz. Zaten bir süredir salgın nedeniyle dalgalanan döviz rezervlerine karşı planlı ve kontrollü döviz işlemleri yapıldı. Yapılan bu döviz işlemlerinin tamamı da hukuka uygundur. Ne dövizin buharlaşması ne de haksız bir kazanç söz konusudur. Bu döviz işlemleri sayesinde ülkemiz, uluslararası alanda ciddi şoklara neden olan etmenlere rağmen hedeflediği yolda kalmayı başarmıştır. CHP’nin bu izahlara rağmen aynı teraneyi sürdüreceğinden şüphemiz yok. Bizim muhatabımız millettir. Sözümüz de milletedir. AK Parti olarak ülkemiz tüm imkânlarını değerlendirerek büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için çalışmaya devam edeceğiz. Bize saldırıp vaktimizi ve enerjimizi çalmaya çalışanlara diyoruz ki; size buradan ekmek çıkmaz. Gidin başka kapıya. Eğer milletin sizi iktidar yapmasını istiyorsanız bizimle vizyonda, hizmette, projede ve icraatta yarışın. 
“İZMİR’İN SUYUNU DSİ KANALIYLA BİZ GETİRDİK”
Büyükşehirlerde su problemlerini çözmek büyükşehir belediyelerin işidir. Kiraz Belediye Başkanı Saliha Özçınar sana suyu vermezler çünkü sen AK Partili belediyesin. Bizde öyle bir şey yok. Su Allah’ın nimetidir, vereceksiz. Büyükşehir’in suyunu İzmir’e biz DSİ kanalıyla getirdik. Bize oy vermiyorlarsa da biz suyu getireceğiz dedik.  Biz Bizim anlayışımız bu. Hiç sanmıyorum ki burada verdiğimiz mesajlar yerine ulaşsın. Olsun biz yine de söyleyelim.
“SİZ NE İŞE YARIYORSUNUZ?”
Havaalanından gelirken Karabağlar’ın halini gördüm. Bu güzel İzmir’e yakışıyor mu? Bu güzel İzmir’e böyle bir yapılanma yakışıyor mu? Siz ne işe yarıyorsunuz, ne iş yaparsınız? Bu gecekonduların, kaçak yapıları neden düzenlemezsiniz? Yapmazlar, yapmazlar. Çünkü bunlar bizim gibi dertli değiller. Biz dertliyiz. Türkiye’nin en güzel şehri belediye hizmetlerinde ilk 10’a bile giremiyorsa durup düşünmek gerekiyor. Hükümet sorumluluk alanındaki tüm hizmetleri en güzel halde yapmasına rağmen belediye sorumluluğundaki alanlarda manzara bir anda tersine dönüyorsa bir durup düşünmek gerekiyor. Birkaç ayda tamamlanabilen altyapı çalışmalarının İzmir’de yıllarca sürmesi ne kaynaktır ne araçtır ne de başka bir şey. Daha geçenlerde İzmir’de her tarafı sular bastı. Bir hanımefendi Bay Kemal’e ’35 yıldır burayı siz yönetiyorsunuz’ diyor. 35 yıldır burayı siz yönettiğiniz halde bu altyapı neden yapılmadı diye soruyor. Çünkü esnafın dükkânlarını ular bastı. 
DEPREM KONUTLARI YIL SONUNA KADAR BİTİYOR
Aynı şeyi depremde de yaşadık. İnşallah 6 ay sonradan itibaren teslimata başlıyoruz. Deprem konutlarının temelini bugün atıyoruz. Yıl sonuna kadar da bitiyoruz. Bu söz Bay Kemal’in sözü değildir ha… Kendi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık ve arsızlık kavgasıyla hesaplaşmayı reddeden bir zihniyettir bizimkisi. Millete hizmet etmek yerine kaynak ve zaman önceliğini asli vazifesi olmayan işlere ayıranlar bu şehre yazık ediyorlar. İşte biraz sonra temelini atacağımız deprem konutları bunun en bariz örneğidir. 30 Ekim’deki deprem sonrasında hemen kolları sıvadık. Konutların yapılacağı yerleri belirledik. Hazırlıkları tamladık ve yılbaşından önce fiilen inşaatlara başladık Bugün de İzmir ziyaretiniz vesilesiyle resmen temel atma törenini gerçekleştiriyoruz. Zira bunu mahalli yönetimler yapacak olsaydı buralın temel atmayı bırakın projeyi, tespit bile yapılmazdı. Daha açık olmak gerekirse… İçerideki rant kavgasından yatırımın kendisine sıra gelmezdi.