Koronavirüs sürecinde antikaya rağbet arttı

Konak ilçesi Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda 30 yıldır antikacılık yapan Cem Üsküp, koronavirüs sürecinde işleri etkilenen işletmelerin aksine antikacılık sektöründe önemli bir yoğunluk yaşandığını belirtti.

Koronavirüs sürecinde antikaya rağbet arttı

Konak ilçesi Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda 30 yıldır antikacılık yapan Cem Üsküp, koronavirüs sürecinde işleri etkilenen işletmelerin aksine antikacılık sektöründe önemli bir yoğunluk yaşandığını belirtti.

Koronavirüs sürecinde antikaya rağbet arttı
27 Eylül 2020 - 09:53

Pandemi süreci bazı sektörleri olumsuz yönde etkilerken, antika sektörünü hareketlendirdi. Antika eşyaları elden çıkararak parasal değere dönüştürmek isteyen koleksiyoncular, antikacıların yolunu tuttu. Çok değerli ürünlerin piyasaya çıkmasıyla koleksiyoncular da satılan antikaların peşine düştü. Alıcı ile satıcı arasında aracılık yapan antikacılar da virüs sürecinde yoğunluk yaşadı. Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda antikacılık yapan Cem Üsküp, koronavirüs sürecinde yaşanan gelişmelerin antika sektörüne fayda sağladığını belirterek, “Bizim sektörümüze pandeminin yaradığını söyleyebilirim. Aynı sürede piyasaya çıkan yeni ürünler, nitelikli koleksiyon ürünleri ve antika eşyalar diğer koleksiyoncular ve başkaları tarafından fırsat olarak görüldü. Satın almak istediler. Bu ticarette elden çıkarmak isteyenler ve yeni ürünler almak isteyenler arasında biz aracılık yaptığımızdan sektörümüz hareket kazandı" dedi.

'KOLEKSİYON MERAKI OLMALI'

Antikaya olan merakın nasıl geliştiğini anlatan Cem Üsküp, sürecin ilk olarak koleksiyonculuktan başladığını dile getirerek, "30 senedir İzmir Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda antikacılık yapıyorum. Antikacıların tümünde olduğu gibi öncelikle bir koleksiyon merakı ve koleksiyonculuk geçmişi olması gerekiyor ben de babamdan edindiğim merakla önce koleksiyon biriktirdim daha sonra da ticaretini yapmaya başladım. Her zaman Osmanlı döneminden kalan ürünler popüler ve aranılan ürünlerdir. Günümüzde plak koleksiyonerleri, gazoz şişeleri toplayanlar, Kütahya ve Çanakkale seramikleri toplayanlar yaygın. Her koleksiyoncu kendi topladığı ürünlerle ilgili yeni obje çıktığında edinmek istiyor. Bu süreç yeni fırsatlar yaratıyor. Birçok koleksiyoner koleksiyonlarını bozup satışa sunduğu için bir kısım koleksiyoncu için de fırsat oluyor" ifadelerini kullandı.

'KOLEKSİYONERLİK SİSTEMATİK OLARAK TOPLADIĞI ÜRÜNLER BÜTÜNÜDÜR'

Her antika ürünün pahalı olduğu anlamı taşımadığını belirten Üsküp, antikanın fiyatının nadir bulunup bulunmadığına ve talebe göre belirlendiğini dile getirdi. Koleksiyonculuk ile antikacılığın iç içe geçtiğini ifade eden Üsküp, "İnsanın doğasından, içinden gelmesi gereken bir toplayıcılık güdüsü olması gerekiyor. Bunun yanında gerekli donanımı ve bilgiyi edinerek bir metot üzerinde belli bir dönem ve ürünü seçerek sistematik olarak topladığı ürünler bütünü koleksiyonerliktir. Koleksiyonculuk ve antikacılık iç içe geçmiş bir durumdur. Önce ufak ufak eski obje ve eşyalar toplanır daha sonra eskici pazarlarına, bit pazarlarına gidilir. Bir süre sonra daha profesyonel ürünleri alıp satan biz antikacılara gelerek antika ürün toplamaya başlarlar. Bizler de alıcı ile satıcı arasında aracılık ederek bu ürünleri yeni ürünleri ulaştırırız. Yüzlerce yıllık bir Osmanlı parası 1 lira ederken, 20-30 senelik az bulunur bir gazoz kapağı binlerce lira edebiliyor. Birinci öncelik az bulunurluk ve gördüğü taleptir" diye konuştu.