Salih Erkek yazdı...

ŞİFA BULMAYA GİTTİM

Salih Erkek yazdı...

ŞİFA BULMAYA GİTTİM

Salih Erkek yazdı...
01 Haziran 2019 - 13:03

Üzerinizi afiyet son 18 gündür yaşadığım şiddetli baş ağrısı sebebiyle Karşıyaka ilçesinde bulunan Medikal Park Hastanesi’nin Nöroloji bölümüne giderek konumunda uzman olan Dr. Halil Güllüoğlu’na muayene oldum.
Sorduğu sorulara verdiğim cevaptan sonra benden ilaçlı MR ve beyin tomografisi istedi, kesinlikle sigara içmeyeceksin uyarısında bulunarak beni radyoloji servisine yönlendirdi.
Gittiğim serviste MR ve tomografi ücretinin 700 TL olduğunu, sigortalı olduğumdan dolayı %40 indirim uygulanacağını öğrendim.
Evraklarımla birlikte dışarı çıktığımda şahsıma yasaklanan sigarayı keyifle yakıp içtikten sonra gazetemizde de köşe yazarlığı yapan bu sebeple ismini kullanmayı uygun bulmadığım bir tanıdığımı arayıp konuyu ilettiğimde çalıştığı Torbalı Devlet Hastanesi’nde sigortalı vatandaşların bu işlemlere ücret ödemediğini öğrendim.
Arabama atladığım gibi soluğu Torbalı Devlet Hastanesi’nde aldım.
Sanki hastane değil Hilton Oteli, her taraf pırıl pırıldı.
Yetkililer beni konumunda uzman hastane başhekim yardımcısı Dr. Şule Bilgin hanımın yanına götürdüler. Haza hanımefendi, güler yüzlü, gencecik bir bayan ile karşılaştım. Şahsıma sorduğu soruları cevaplamam üzerine beni MR ve tomografi çekilmem için ilgili servise yönlendirdi.
Yarım saatlik bir bekleme sonrası ismim okundu ve içeriye girdim.
Ömrüm boyunca hak ve adalet adına mücadele ettiğim için başkasının hakkına girip girmediğim konusunda karşılaştığım yetkiliye içeriye çabuk alındığımı, torpil yapılıp yapılmadığını sordum. Yetkiliden aldığım “hayır, biz burada zengin, fakir ayrımı asla yapmayız, kimin sırası gelirse o içeriye alınır” cevabı aldığım için mutlu oldum.
Öğlen saat 12.00 civarlarında tüm işlemlerim bitti, doktor hanımın odasına döndüm ve kendisinin il sağlık müdürlüğüne toplantıya gittiğini öğrendim. Yapacak bir şey yoktu beklemeye koyuldum.
Kısa bir süre sonra telefonum çaldı, arayan Torbalı’da ikamet eden kızım Nermin Erkek Büdüş’tü.
Telefonu açtığım gibi Torbalı’ya hastaneye geldiğimi duyduğundan ve kendisiyle damadım İlyas Büdüş’e haber vermediğimden dolayı açtı ağzını yumdu gözünü.
Damadım İlyas’ın beni almak için yola çıktığını söylediğinde hayır deme gibi bir lüksüm olmadığı için tamam dedim, damadımın gelmesiyle birlikte evlerine geçtik.
Eve geçtiğimizde sağolsun kızımı özenilmiş sofrasına oturduk.



Damadım İlyas, kızım Nermin ve torunum Eylem ile hoş sohbetimiz devam ederken hastaneden arandım.

MR’ıma bakılmış, tahlillerim incelenmiş, Dr. Şule Bilgin hanım kan tahlillerim ve çekilen MR’ımın bilgilerini tek tek anlatarak beni bilgilendirdi.
Sanki ağzından bal damlıyordu lakin boğazımda bir kitle olduğunu, bu kitleden daha önce ameliyat olduğumu söylediğimde vakit kaybetmeden ameliyat olduğum doktora tekrar görünmem gerektiğini, baş ağrımın ise stres ve üzüntüden kaynaklandığını söyledi.
İlgi ve alakasından dolayı kendisine teşekkür ettikten sonra kamuoyunu aydınlatması adına gazetemizde köşe yazarlığı yapmasını rica ettim. Kendisi de sağolsun “insanlarımızı bilgilendirmek biz doktorların asli görevidir, müsait zamanlarımda köşe yazılarımı hazırlar size iletirim” demesi ayrıdan şahsımı mutlu etti.
Daha sonra şahsımı ameliyat eden genç doktorum Ahmet Kısa’yı arayarak durumu aktardım. Ertesi güne randevu vermesi üzerine erken saatte Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi’ne giderek muayenemi oldum, ultrason çekilmesi gerektiği için evraklarımı alarak yıllarımın dostu olan, kardeşten öte olarak gördüğüm Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi’nde bulunan tüm doktor ve personele en güzel hizmeti veren Zeytin Kafe işletme sahibi Adil Karamustafaoğlu’nun yanına gittim.



Beni görünce şaşırarak ooo Kekom hayırdır (bilmeyenler için Keko kelimesi Kürtçe de kardeş anlamına gelir) demesi üzerine hayır kekom boğazım yine arıza verdi ultrason çekilmem lazım demem üzerine düş önüme gidip çektirelim dedi ve beni ilgili servise götürdü.
Kafeden ilgili servise gitmemiz yarım saat sürdü.
Adil kekomun her hemşireye, bölüm çalışanına, başkanına, doktoruna selam vermesi, hal hatır sorması ve kendini bu kadar sevdirmesi çok hoşuma gitmişti.
Çektirdiğimiz ultrasona bakan görevlinin boğazımda nodül olduğunu, doktorum gördükten sonra ne yapılacağına kadar vereceğini söyledi. Tekrar doktorumu arayarak konuyu aktardım, yanınıza geleyim mi diye diye sorduğumda kendisinin ekran üzerinden görebildiği için gitmeme gerek olmadığını, 12 Haziran günü saat 13.30’da KBB Troid Polikliniği’ne giderek ilgili profesörlerin görüp karar vereceğini söyledi.



Evet dostlar bir iki günlük hastane maceramı sizlerle paylaşmak istedim.
Bana inanın her şeyin başı sağlık, paranın pulun yatın katın hiçbir önemi yok. Hepinize sağlıklar diliyorum.
Her şey yurdum ve yurdumun insanları için…
NOT: Bu vesile ile tüm İslam Âlemi’nin mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyor, hepinize başta sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlar diliyorum…




YORUMLAR

  • 0 Yorum