MÜBADELE İNSANLARI
Betül Atılgan

Betül Atılgan

MÜBADELE İNSANLARI

26 Ocak 2019 - 11:48

Dünyama hoş geldiniz, ya da dünyanıza hoş geldim. Dünya; milyarlarca yıldır bize hizmet eden akıl almaz evrimler sonucu bize yuva olan koca çınar....Kendisi; zamanın tanık olduğu bizlere beşiklik eden bu evrimsel yaşam alanı pek çok canlının içinde barındığı içinde çeşitli hayatlara,yaşanmışlıklara savaşlara beşiklik etmiş bir duayen olmakla kalmayıp, atmosferinde barındırdıklarıyla hayatın gizemini aralayıp bize can veren bir kütledir. 

Ne canlılar geldi geçti....Ne nesli tükenen hayvanları yaşattı ne anılara-sahne oldu bu yaşlı tanık ...Her şeyi hazmetti bünyesinde biraza daha yıpranmış olsa da her seferinde deniz bırakmadı güneşin yakasını. Bulutlar yine aşık oldu maviliklere;  yağmurlar da toprağa... Rüzgarın ise taşla toprakla valsine eşlik etti çoğu zaman...İnsanların hayvanların tahribatına da tanık olduğu gibi...

En büyük hainliği insan yaptı doğaya savaştı milyonlarca yıl boyunca gerek doğayla gerek insanla zaman zaman.Kanlı bitti çoğu zaman hikayesi acılı bitti...Her savaş her milletin var oluş mücadelesi ayrı birer hikaye oldu dudaklardan dökülen bu zamana kadar bizleri etkileyen tarih oldu yaşananlar.Işık oldu bazen;  bazen ders bazen örnek bazen malesef kin bazen nefret.

En acısı insanlık suçları oldu. İnsanın, insana ettiğini,  hiçbir canlı hiçbir canlıya etmedi çünki.Fetihlerle savaşlarla beraber içiçe yaşayan çeşitli ırklar toplumlar hatta birbirinden kız alıp yuva kuran ırklar  ayrışım içine girdi zamanla.Aynı masada kahve içmiş aynı sofrada oturup aynı tavlayı atmış birbirinin derdine ortak olmuş, yoluna yoldaş olmuş, derdine derman olmuş sırlarına, sırdaş olmuş aynı topraklarda doğan  bu insan mozaiği; kendi soydaşları ayrı devletler kurdu, iki devlet zamananında birbiriyle savaştı diye vatanlarından ayrılmak zorunda kalan mübadele insanları...

Her birinin yaşantısı dramatik temalar içerip bu insanlık suçunun yani mübadelenin dinmek bilmeyen kanayan yaralarıyla doğalan acılı dertli zincirleme bir hezeyan toplumlarının ortaya çıkmasına maalesef sebep olmuştur.Bu hezeyan toplumları birbirleriyle etkileşim içine girerken, sosyo psikolojik ve kültürel ruhsal anlamda birbirlerini negatif etkiledikleri ve bu durumun kuşaklara yansımış halini toplum patlamaları,ilişki bozuklukları, karakter bozuklukları olarak hayatın içinde malesef olumsuz yaşamaya vesile olacak durumlar yaratmıştır.

Bu acı verici tablo insanlık suçu olan mübadeleden arta kalan bitmeyen bir mirastır.Bu mirası tüketebilecek durum ise, farkındalık ve en önemlisi farkın farkındalığıdır. Haftaya bu sorunların altından nasıl kalkabileceğimiz ile ilgili nacizane çözüm önerileri sunacağım.Saygılarımla....

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum