YENİ NORMALLEŞME SÜRECİNDE ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ PROBLEMLERİ
Buse Baltalılar

Buse Baltalılar

YENİ NORMALLEŞME SÜRECİNDE ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

07 Temmuz 2020 - 20:06

Herkese merhabalar Gazetem İzmir imtiyaz sahibi Salih Erkek ile yakın zamanda hoş sohbet ortamında tanıştım. Kendisi ile istişare gerçekleştirdik, destekleri ile kendi alanım hakkında görüşlerimi dile getireceğim köşe yazılarında sizlerle buluşacağız.
Son zamanlarda Korona virüs sebebiyle hepimiz değişen düzene ayak uydurmaya çalışıyoruz. Pandemi ve Karantina dönemi birçok insanı hem işinden etti hem de bazılarının evde çalışmak zorunda kalması gibi bir durumla sonuçlandı. Daha sonrasında yeni normalleşme sistemine ayak uydurmaya çalışmak gibi bir durumla karşılaştık. İhtiyacımız olanı karşılamak için alışverişe bile çıktığımızda sosyal mesafeyi korumaya çalışmak ve virüs bulaşır mı korkusuyla dokunacağımız noktadan dahi korkmak hepimizi ama en çok çocukları yıprattı. Tehlike ve tehdit algısı kişiden kişiye göre değişse de kendini özellikle sürekli tehlike ve tehdit altında hissetmek belirsizlikle yaşamaya çalışmak kaygıyla başa çıkamama gibi durumlara sebep oldu. Şunu unutmayalım ki biz yetişkinlerin duygu düzenlemesi, kendi kendini sakinleştirme ve regüle olma hali daha kolay sağlanabilir. Fakat çocuklarda bu durum biraz daha zor olabilir. Çocuklar bizim ruh halimizden, korkularımızdan çok kolay etkilenirler. Onun için çocuğunda öfke, korku, kaygı gibi yoğun duygular gördüğüm yetişkinlere sizin duygularınız ne durumda diye soruyorum. Çünkü genelde anne veya baba yoğun kaygı yaşarlarsa çocuk da yaşıyor. Anne veya baba öfkeleniyor ve kendi öfkesine hakim olamıyorsa çocuk da öfkeleniyor. Ebeveyn olarak o yüzden öncelikle kendi duygularımıza bakıp düzenlemesini yapmamız lazım. Onun harici korkan, kaygılanan çocuğa “korkacak ne var bunda?” diye yaklaşmak çocuğun kendinden şüphe etmesine sebep olabileceği gibi kendilerini anlaşılmamış hissettikleri için sanılanın aksine korkularını da azaltmaz. Çocuğun gözünden bakmak gerekirse korkacak bir şey var ki çocuk da korkuyor. Çocuklara yansıtma yapıp  “seni anlıyorum şuan çok korktun” gibi önce duygusunun farkına varmasını sağlamak hem anlaşılmasına hem de duygularının ifade edilecek ortamı bulmasına sebep olur. Çocuklar duygularını ifade edebildiği sürece rahatlarlar. Olumlu duygular kadar olumsuz duygulara da yer açabilmek, duygusal tıkanıkları giderme adına atılacak ilk adımdır. Duygusal anlamda zorlanmak davranışları da etkileyecektir. Aslında davranışları etkilemesi ve çocuklarda görülen davranış bozuklukları bize çocuklara yardım etmemiz konusunda bir çağrıdır.
Çocuklar yoğun duygular karşısında baş edemediklerinde zorlanırlar. Özellikle regresyon dediğimiz bulunduğu yaş döneminden geriye gitme gerçekleşebilir. Yaş döneminden beklenmeyen şekilde hareketler, bebeksi konuşmalar, altına kaçırma gibi durumlar söz konusu olabilir.  Özellikle regrese olma halinde, bebeksi davranışları nedeniyle çocuklara kızmak, korkutmak ya da onları cezalandırmak doğru bir yöntem değil. Regresyonun, çocukların zorluklarla başa çıkma yöntemlerinden biri olduğunu bilmelisiniz. Gerileme davranışları bir anlamda çocuklar için strese ve kaygıya karşı bir savunma mekanizmasıdır. Bu dönemde bıraktırmak için çok çaba sarf ettiğiniz eski alışkanlıkları da geri gelebilir. Sakin kalın ve sadece nedenini anlamaya ve sağlıklı bir şekilde dışa vurmasına yardım etmeye çalışın. Arabaların yakıt ihtiyacı karşılandığı gibi çocukların da sevgi ihtiyaçları vardır. Bu gibi durumlarda çocuklarla yapılandırılmamış oyunlar oynamak, ilgiyle şefkatle sarılmak çocukların zor duygularla baş etmelerine iyi gelecektir. Tüm dünyaca bir an önce zorlu süreçten kurtulmak ümidiyle.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ayşe Korkmaz
    1 ay önce
    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz buse hanım bayıldım yazıya