YURDUMUN HER KÖŞESİ SENİN İMZANLA DOLU ATAM! 193∞
Reklam
Gülnur İpin Harbek

Gülnur İpin Harbek

Uzman Klinik Psikolog 
  • Instagram

YURDUMUN HER KÖŞESİ SENİN İMZANLA DOLU ATAM! 193∞

10 Kasım 2021 - 13:10

Ziyaret ettiğim memleketin her köşesi fikirlerinin izlerini taşıyor. O izlerde ilkelerin var, ancak doğru okuduğumuzda yaşıyor.
 
Haftasonu yurdumun kuzeyinde bulunan, Ata'nın 'benim kentim' dediği Yalova'yı ziyaret ettim.
 
Atatürk kente 19 Ağustos 1929'da adımını atmış. Birinci Dünya savaşından sonra virane olan Yalova'nın ilk kent planının çizilmesi emri kendisi tarafından verilmiş.  Yalova'yı nahiyeden kaza statüsüne getirip İstanbul'a bağlamış. Bugün il olan Yalova'nın düzenlenmesi için, her daim işi zanaatkarlara, bilimin rehberliğine bırakan, kararlarında, duygu ve vicdanı pusulası olan, Mustafa Kemal Paşa, 400 sanatçı getirtmiş kente. Yollar genişletilmiş, yeniden düzenlenmiş, İzmit Körfezinin kuzeydoğusunda yer alan sahil şeridinden Samanlı Dağlarının eteklerine kadar. Bursa, Karamürsel, Kaplıcalar, köylere giden yollar, Cumhuriyet Meydanı ile birleştirilmiş. O dönemlerde sıtma ile mücadele edilirken, bataklar kurutulmuş, sazlık alanlar ıslah edilmiş. Petrol lambaları ile aydınlatılan Yalova'ya elektrik santrali yapılmış, elektrik direkleri dikilmiş, elektrikle aydınlanma başlamış.



 
Kaplıca Bölgesinin, Dünyaca ünlü sağlık merkezi haline gelmesi en büyük gayesi olmuş Ata'nın. Halkın şifalanması için plaj yaptırılmış. Bir çok ülkeden getirtilen nadide ağaç türleri ile dünyanın ilk Canlı Ağaç Müzesi haline getirilmiş bu bölge. Termalin sınırlarına yakın bina yapımına izin verilmemiş.
 
Ata'nın Yalova'ya son ziyareti olmuş 1 Şubat. 22_23 Ocak 1938, Atatürk Termal köşküne geldiğinde, 9 gün kadar kalmış. Orada konakladığı sırada hastalanmış. Hastalığının teşhisi orada konmuş. Son ziyaretine kadar şehrin her yerine yaşam şeklinin, dünya görüşünün, hayata anlam verme biçiminin tüm izlerini bırakmış.
 
Yalova'ya yolunuz düşerse, muhakkak Ata'nın Türkiye Cumhuriyetine ve Dünya'ya malolmuş bir kararın nişanesi olan Yürüyen Köşkü, köşkteki ince fikrinin detaylarını ziyaret etmelisiniz. Köşkün bahçesine gelene kadar size eşlik eden sahil yolundan iskelesinin cana yakınlığı, resmi bir mekana girerken yaşayacağınız duygunun soğukluğundan çok çok uzak. Köşkten çıkıp yolunuza devam ettiğinizde yürüyüş yolu, aynı zamanda ulu çınar ağaçları ile zengin piknik alanı parsellenmemiş, bu nedenle girişi  yasak değil. Halkın kendini ev sahibi gibi hissettiğine şahit oluyorsunuz. Burasına öylesine 'Millet Çiftliği' denmemiş yani. Günümüzde bu ilham alınan bir tanımlama, doğru olarak yaşatılmaya da muhtaç olan bir isim aynı zamanda.



"Ağacın dalı kesilmeyecek köşk kaydırılacak" demiş Mustafa Kemal Paşa (8 Ağustos 1930)  Devlet meseleleri ile ilgili önemli kararların alındığı, Selanikteki çocukluğunun geçtiği köşkün benzerinin inşaa ettirildiği Yalova'daki bu köşkte. Ağaç dallarının köşkü kapatması neticesinde kesilmesi uygun görülmüş. Paşanın emri ile İstanbul belediyesi fen işleri mimar ve mühendisleri gözetiminde, köşkün zeminine tramvay rayları yerleştirilrip betonarme yapıya sahip  toplantı bölümü 3 mt 80 cm doğuya kaydırılmış. 


Aldığı bu kararla henüz çevre bilincinin gelişmediği o dönemlerde, öngörüsünü ve doğa ile barış içinde yaşamanın önemini ortaya koymuştur.
 
Köşkün bulunduğu alandan ayrılırken gözünüze değil ruhunuza kazınan, "Tabiata saygı aklın vicdanıdır." Ulu Önderin sözleri özetliyor, hayran olunan buluşun hangi düşünce şeklinin ürünü olduğunu.

 
Sıradan bir vatandaşın bile kendini evinde hissedeceği, şaşadan uzak bu köşkte, mühim devlet kararlarının konuşulması sebebiyle, sesi yalıtması için seçilen kristal camlar,  yatak görünümünde olmayan kanapeler, minimal ev eşyaları, sade ve  işlevsel. Bir o kadar da bizden olan, annesi Zübeyde hanımın çeyizi için yaptırdığı ipek yorganları, çınar ağacının altında fikirlerini olgunlaştırırken içtiği kahvesinin mor Fincanı.
 
Gösteriş değildir devlete hizmet vermenin ölçütü, halkı ihtiyacı olan kadarını milli kaynak ve sermaye ile tahsis etme, temin edilemeyen için ülkenin tek kara parçasını bile feda etmemektir.
 
Binasını, taşı, toprağı ile; toprağını ağacı ile; ağacını vatandaşı, vatandaşını halkları ile barışık bir Türkiye anlayışını zihinlerimize, kalplerimize miras  bıraktığın için minnetle, saygıyla ve özlemle anıyoruz seni, yalnızca bizim değil tüm dünyanın lideri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk.
 
Uzm. Klinik Psikolog
Gülnur İpin Harbek