ADAM OLMUŞ ADAMLAR VE HERŞEYİNİZ BİZ KADINLAR
Şadıman Şenbalkan

Şadıman Şenbalkan

ADAM OLMUŞ ADAMLAR VE HERŞEYİNİZ BİZ KADINLAR

21 Aralık 2020 - 09:01

Toplumda nadir kalmış olsalar da adam olmuş, insan olmayı başarmış adamlar, baba gibi davranır ve çoğu baba olur çok zaman gençlere.  O baba olmuş veya olmamış erkeklerde; kibir yoktur,  bilgi çoktur. Onlar yaşam izlenimleriyle donanımlıdırlar,  yol yordam bilir, yol göstericidir insana.  Yumuşak başlı, iyimserdir ve en önemlisi de görmüş geçirmiş kimselerdir.  Sinirli olmamak, oto kontrol sağlamak ve sayabileceğim birçok hasletle bezenmiş ‘ erkek insana’ yakıştırılan bir saptamadır bu. Serde toplum bilinci ve sosyolojik vakaları saptamak var ya, oradan hareket ederek çözdüm işi.
İyi huylu erkek ya da kadın insanlar, sayabileceğimiz kadar değil de sayamayacağımız kadar çok olsa…   hayat bayram olmaz mı bizlere? Hatırlayın ve bir kez olsun bakın geçmişinize. Orada cefakâr ninemiz,  vefakâr dedemiz, bizi menfaatsiz seven anne ve babalarımızdan aldığımız güçle şekillenen benliğimize bin şükür yazdığımız hanemizi.
 “Babacan” dediğimiz erkekler de var illâki. “Şimdi kaldı mı öyle baba gibi adamlardan,” diye soran olur mu acaba?  Vardır, vardır. Arayınca mı bakıp görünce mi insanın iyisini görür gözler? İnsanın iyisinin kıstası nedir o zaman? Zaman bu zaman ama her zaman, insan için. Duygu ve duygudaşlık eden herkes için geçerli olan bir olgudur insaniyet.  Hani bir yalvarma edatı vardır ya, “insaniyet namına” diyen o hesap.
İnsan olmanın gerekliliğinde hayatın manifestosunda bulduğun altındır, pırlantalardan zümrütlerden daha değerlidir insan olmuş kişi zira.  Bundan öte, insan işiten, duyan, üzülen, sevinen ve sevendir yaratılmışların en akli selim olanında.
Seni karşılık beklemeden seven insan değil midir? Bundan şüphem yoktu eskiden. Ya şimdi ya sonra? Dünya dönüyorsa, kıyamet kopmuyorsa; iyi insanların ve yaşlı insanların yüzü hürmetinedir.    Onca kötülüğün kol gezdiği bir dünyada ahlak yoksunu kocaman adamlar da var maalesef.  Bu gibilerde taciz ve ahlak dışı her ne varsa mevcut ama bu gibiler eğer güçlüyseler büsbütün azıtmışta olabiliyor ne yazıktır ki!  Bu gibilere ne denir?: “Allah ıslah etsin”.
Gelelim kadınlarımıza. Hayatın yükünü sırtlamış kadınlarımıza.  Hayâlı ve iffetli bizim kadınlarımıza. Annelerimize ve ninelerimize ve de hayatın başında olan genç kadınlarımıza.
“Bir lokma bir hırka” diyen o güzel insan kadınlarımıza. Zengini de fakiri de aynı yürekle çarpan vicdanlı kadınlarımıza.  Geçim gailesiyle gündeliğe giden, çoluğunu çocuğunu geçindiren anneleri; buradan selamlarken, okumuş aydın kesim kadınlarımızda işlerinin başında.
Hele ki bu pandomi günlerinde canla başla çalışan doktor ve sağlık çalışanları canları pahasına görevlerini yaparlarken can kurtarmaya, devam ediyor ve mesleklerini en iyi şekilde icra ediyorlar.  Yine buradan tüm sağlık çalışanlarına bin selam olsun…
Eskilerin deyimiyle, “ömür dediğin, bir kapıdan girdim, bir kapıdan çıkıyorum” tespiti, aşikâr olanı doğrularken geriye kalan hoş sedadaki insan.
Kadın ya da erkek, insani duruşlarda olunca; öncesi hoş görü ve iyi huylarla bezenirlerken, iyilikle anılırken de örnek teşkil eder kendinden sonraki kuşaklara. İşte tam da bu saptanmış gerçeklerle; toplumsal gelişimdeki odağımız önce ailemiz, kültürlenmemiz ve çevremizde olan bitenleri algıda seçicilikle değil, karakterlerin gelişmesi ve vicdani olguyla var olan ruhları şekillenmesidir.
Sen açken senin açlığını düşünendir insan olmak. Bir çocuğun şeker yemesi, uçurtma uçururken mavi bulutlardaki geleceği görmesini sağlayandır toplumun çekirdeği olan ailesi ve yakın çevresi.    Çocuğa paylaşmayı öğreten bir nesilden geliyoruz, esenlikte değildir dostluk. O dostluk ki, erkek kadın ayırt etmeden kimseler görmeden ve menfaatsiz size yardım elini uzatandır.
Kadın var erkek var ve çocuklarımız varsa vicdan her yürekte var olsun…
Babacan adamlarımız sinema sanatçısı Hulisi Kentmen gibi babacan tavırlarda olan erkek insanlarımız olsun.
Rahmetli Barış Manço’nun “adam olacak çocuk” programını yaparken  yarının çocuklarına verdiği mesaj, “işte budur adam olmak” dedirtiyor bize.
Kadın olmak başlı başına bir meziyet ama lakin ayrımcı cinsin hezimetine uğrarken kadın,  yahu sizin “ananız, bacınız, kızınız da mı yok!” dedirtiyor insana. Galiba şiddet gösterisi yapan erkeklerinin vicdanları uyuyor. Ya da öğrenilmiş tutum ve davranışlarla karşı karşıyalar.  Onun için önce aile içi saygı ve sevgi ve sonra çevre sosyolojisi.
Gençleri eğiten önce aile ve sonrasında toplum olduğuna göre her toplum bilimciye burada çok iş düşüyor.
Bizim erkeğimizde kadınımızda güzel insanlardır ve güzel ülkemizde, herkese bir kereliğine biçilmiş bir ömürde dünyayı yaşanır kılmak sevgi zekâsıyla ve yürekteki sevgiyle taçlanır.
Sağlıkla ve öz saygıyla olmak en büyük nimet insan için. Gerisi,  lafı güzaf.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Serap ayvaz
    1 ay önce
    Csnım kutluyorum başarılarının devamını diliyorum
  • Serap ayvaz
    1 ay önce
    Çok yalın akıcı ve çok güzel konu işkemişsin kutluyorum yüreği güzel kendini sürekliği yenilenen için seni kutluyorum
  • ömer özdere
    1 ay önce
    çok beğendim .çok güzel özetlemişdiniz.elinize kaleminize sağlık..iyi akşamlar