DÜNYA ÂLEMİN GÜNDEMİ ÖNCE CAN
Şadıman Şenbalkan

Şadıman Şenbalkan

DÜNYA ÂLEMİN GÜNDEMİ ÖNCE CAN

15 Nisan 2020 - 15:59


Yaşam kalitesine bağlı norm ve değerlerin önceliği hayatta kalmak ve hayatını idame ederken; temel gereksinimlerin karşılanmasıdır. Dolayısıyla da yaşayan her canlıya özgü olan bu olguların tümü yaşamak içindir.
Bundan sebep, ne olursa olsun değil duygu düşünce birliğinin bir araya gelmesi dünya felaketi olan Covid-19 Virüsü ile dünya coğrafyasındaki insanları aynı duygularda buluşturdu.  Bu virüs karşısında insanoğlu eşitlendi adeta.  Zengin ya da fakir aynı duygularda birleşirken,  ne olduğunu bilmediğimiz “Korana” denen musibeti bilim insanı etkisiz hale getirecektir kuşkusuz.  Gelgelelim insana çok pahalıya mal olan bu adı batasıca virüs can aldı, canlar aldı dünyadan.
Onun için panik halinde korku tünellerinde gezinirken de,  zorunlu ihtiyaçlarımız için evimizden çıktığımızda da sosyal mesafe ayarlasak da, virüsün nereden geldiği az-çok kestirilse de en iyisi evde kalmak ama başka hastalıklar evde ve ilaçsız geçmiyor. Hayati ilaçlar ve hayat kurtaran doktorlarımıza ihtiyaçtayız çünkü.
KARŞIYAKA ÇARŞISI İNSAN TRAFİĞİNE KAPALI OLUNCA
Karşıyaka Çarşısının insan trafiğine kapatılması  insanımız için tedbir amaçlı elbette ki.  İyi güzel âlâ ama esnafın geçim durumu da var. Her türlü ihtiyacımızı karşıladığımız Karşıyaka Çarşısı’nda dolaşan kimseler, Korona Virüsünün kalabalıkta çoğalacağı bulaşma riskini bile bile dolaşmaz hatta dolaşmamalı bu saatten sonra. Zira Karşıyakalı bilinçlidir, aydındır ve kendi canını düşündüğü kadar da virüs bulaştıracağı canları da düşünür. Esnafımızı da düşünüyor tüm Karşıyakalılar. Onlarca dükkân ve esnafın geçim kaynağı olan esnaflarında hayat gaileleri var ve en önemlisi de ailelerini geçindirme kaygıları da muhakkak var.  Onların durumu da Sosyal Devlet anlayışıyla iyileşecek ve
de umarım virüsün dünya insanını terk ederken insanlığa yapışan bu virüs felaketinden kurtulacağımız güne kadar EVDE/KAL çağrısına uyacağız. Hatta uymak zorundayız.  Tüm dünyada ve ülkemizdeki bilim insanlarının temel görüşleri kalabalığa çıkmamız yönünde ve evimizde izole bir şekilde yaşamakla orantılı. O halde EVDE/KALIYORUZ.
VİRÜS KORKUSU VİRÜS ÇANTASI YAPANLAR VAR
Çok evhamlandık, çok korktuk bu virüsten ama tedbir ve dikkatle kendimize malik olursak ve EVVEL ALLAH’IN izniyle bu virüs salgınından kurtulup, özgürce sokaklarımızda, Karşıyaka Çarşısı’nda dolaşacağız.  Bunları düşünerek kötüyü çağırmayalım. Bir arkadaşım eğer; “Korona virüsü bana da gelirse, o telaşta hastane çantası hazırlamam mümkün değil,  onun için ve ola ki, Korona Virüs şüphesi ile hastaneye gidersem, bir çanta hazırladım kendime. İçine kolonya, ıslak mendil, kimliğim ve çamaşırlarımla birlikte pijamalarımı ve hatta hastane terliklerimi de koydum” deyince de “paranoyak mı olduk, tedbirli mi dedim kendi kendime.  Üstüne üstlük arkadaşımın annesi çok hasta ve yaşlı ve onun için de kaygılanıyor adı gibi MELEK olan arkadaşım. Bizi bizden alan ve korkulara salan bu virüs belasında insanın kendi kendini koruma güdüsüne güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım kadım.  Aslında tedbiri elden bırakmamak elzem ama bu denli detay da insanın psikolojisini o yöne harmanlamaz mı? 
İşte bu nokta çok önemli ve insanın ister istemez psikolojik olarak etkiliyor. Şahsen ihtiyaçlar için mecburi olarak çıktığım alışverişte sosyal mesafeye dikkat ediyorum ama hala insanlardan değil ama virüs taşıyıcısı mı şüphesiyle üç metre uzakta durmaya gayret ediyorum. Maskemi ve eldivenimi takıyorum, elimi yüzüme götürmemeyi aklımla önlemeye çalışıyorum. Fakat öksüren hapşıran oldu mu korkudan kaçacak delik arıyorum.  Eve dönüşümde de ayakkabılarımı kapıda bırakıp, doğru banyoya koşturuyor, anahtarlıklarım dâhil her bir üst başımla kendimi tepeden tırnağa sabunla yıkıyor, evhamla korkuyla yaşıyorum. Ya virüs bir şekilde geldiyse korkusu büsbütün paranoyak etti beni derken psikolojim allak bullak oluyor…
HERKESE LAZIM BAŞ TACIMIZ DOKTORLAR VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI
Bu günlerde görüşemesem de Patoloji Uzmanı Doktor Nilgün Oral Erbil  var şükürler olsun ki ve de can arkadaşım. Dolayısıyla da korkak ve paranoyak duygularımdan Dr. Nilgün Oral Erbil sayesinde sıyrılıyorum. Hemen her gün sabah, akşam doktor arkadaşımı arıyor, onunla korkularımı evhamımı paylaşıyorum. İyi ki varlarımdan olan Uzman Dr. Nilgün Oral Erbil’e her hastane çıkmazımda yanımda olduğu için müteşekkirim.  Doktorlarımızın sayesinde biz hayata dönerken, başımız ağrısa, tansiyonumuz çıksa, hastalık kapımızı çalsa onlara başvuruyoruz ve onları ve de tüm sağlık çalışanlarını ayakta alkışlıyoruz ama bir de salgın korkusundan doktorum diyenden kaçan birileri var… Olmadı ama!!!
İşinize gelince:
Dillere düşmüş şarkımızda olduğu gibi, “aman doktor… canım gülüm doktor… derdime bir çare…” derken de aklımıza gelsin doktorlarımızın fedakârlıkları. İşte tam bu günlerde de doktorlarımızı görünce sevgiyle gülümseyelim, sevgiyle el sallayalım onlara en azından. Ancak, yol değiştirmeden mesafemizi koruyalım ve kimseyi özellikle de doktorlarımızı incitmeyelim...
Doktor arkadaşımın da başına gelmiş bir uzak ara mesafeli vaziyet hem etik değil, hem de “bu nasıl lahana bu nasıl turşu” dedirtecek cinsten. Üstüne üstlük  “aman sen taşıyıcı olabilirsin” gibilerden o doktorlardan bariz bir şekilde kaçarsak(!) sonrasında hangi yüzle gene o doktora gideceğiz, düşünelim ve duygudaşlık yapalım olur mu? 
Tamam, sosyal mesafeyi koruyalım ama sana çare olan alkışladığın ve saygı duyulacak olan meslek gözüne soka soka da kaçmayalım…
Kaldı ki tüm doktorlarımız  elbette mesleklerinin gereği ve konusu insan olan yaşamlarındalar ve yine elbette hepimiz doktorlarımızı çok seviyoruz. Tüm doktorlarımıza sevgi ve saygıyla hatırlıyorken de onlara  “iyi ki varlar” diyoruz değil mi?  Bugünler de geçecek ve dünya gezegeninde yaşayan tüm insanların geleceği bir virüs yüzünden yok olmayacak ve bilim bunun çaresine bakacaktır.
Sadece sabır ve tevekkülle beklemek kalıyor bize… Ve EVVEL ALLAH VE DE Bilim İnsanlarına güvenmek…

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Serap ayvaz
    1 ay önce
    Kutluyorum canım Allahım önce doktorlarımızı korusun evde kalalım başkalarına virüs bulaştırmayalım çok güzel şade bir anlatım