YERELDEN GENELE TEMiZ SiYASET

CHP Menemen ilçe Başkanlığı görevine aday olan Cem Batok’tan siyasete yeni bir soluk, yeni bir anlayış projesi...

YERELDEN GENELE TEMiZ SiYASET

CHP Menemen ilçe Başkanlığı görevine aday olan Cem Batok’tan siyasete yeni bir soluk, yeni bir anlayış projesi...

YERELDEN GENELE TEMiZ SiYASET
13 Kasım 2019 - 09:05

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongre süreci başlaması ile birlikte ilçeler, 31 Mart seçiminden sonra tekrar hareket kazandı. Bu hareketle birlikte ilçe başkan adayları da meydanlara çıkarken, Gazetem İzmir İmtiyaz Sahibi Salih Erkek, Menemen ilçe başkanlığına adaylığını koyan Cem Batok ile söyleşide buluştu.
Başkan Adayı Batok’u iyi bir partili, koyu bir Atatürkçü, doğunun bağrından kopup gelmiş, çalışkan ve dürüst olarak nitelendiren Erkek, Batok’un aktif siyasetin içerisinde bu denli  neden girdiğini sorduğunda ise, “Siyaseten kirlenmemiş bir bölge yok. Serdar Başkanımız bu kirli siyasetin için de tek başına mücadele ediyor. Hatta tabiri caizse çırpınıyor” cevabıyla karşılaştı.
Özellikle son dönemlerde CHP Menemen ilçe başkanlığı içerisinde yaşanan olaylar nedeniyle partililerin CHP’li Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’u bile hedef alarak çalışmalarına engel olmaya çalıştıklarını da vurgulayarak, “Komada olan bir belediyeyi hayatta tutmaya çalışmak zaten zorken bir de hala ona siyasi savaş açanlarla uğraşıyor” dedi.
Salih Erkek: İlk olarak bize biraz özgeçmişinden bahseder misin?
Cem Batok: Konuşma içerisinde bana kardeşim dedin. Onun karşılığında Salih Bey yerine ‘abi’ olarak sana hitap edersem hem kardeşim kelimesini onurlandırırım hem de gereksiz resmiyetten kurtulmuş oluruz. 03.08.1984 Kars/Susuz doğumluyum. Babam Karslı annem Muş Vartolu. Dedem Erzurumlu. Ben 33 yıldır İzmir’deyim. İzmirli sayılırım artık. Eşim Diyarbakırlı, oda 1 yaşından itibaren Edirne’de yaşamış. Kısacası abi demem o ki biz Türkiyeliyiz. (Gülüyoruz)
Yine de devam etmem gerekirse, eğitim hayatımın üniversiteye kadar olan kısmını İzmir’de, üniversiteyi ise Manisa’da Celal Bayar Üniversitesi Mekanik bölümünde okudum. Yaklaşık 30 yıldır Menemen de ikamet ediyorum. Egekent2’de biz çocukken babamın kurduğu yapı malzemesi satan bir firmayı devraldıktan sonra dekorasyon kısmını da ekleyerek geliştirdim. İş hayatımı bu şekilde idame ettiriyorum.

Salih Erkek: Peki bize biraz kendinden bahseder misin? Nasıl bir karaktere sahipsin, neleri seversin neleri sevmezsin?
Cem Batok: İnsanlar kendilerini asla kötü anlatmazlar bilirsin. (Gülüyor) Maşallah hepimiz birer meleğiz. En iyisi ben direk siyasi başlık altında kendimden ve neleri sevip sevmediğimden bahsedeyim. Müsaaden olursa abi?
Salih Erkek: Müsaade senindir kardeşim!
Cem Batok: Konuşmanın başında da dediğin gibi iyi bir CHP’liyim. Ama takım tutar gibi parti tutanlardan değilim. Hangi takımı neden tuttuğunu bilmez insanlar. Duygusal bir bağ vardır takımla taraftar arasında. Net bir sebep yoktur. Ancak parti tutmak aynı olmamalıdır. Demek istediğim duygusuz bir yaklaşım değil. Duyguların sebeplerinin net bir şekilde ortaya konmasıdır. Şimdi sokağa çıksanız, insanlara partisini sorup ardından sebebini sorsanız, hani o komik sokak röportajları var ya, tam onlardan birini çekmiş olursunuz. (Gülüyoruz) Ben partinin ideolojisine bakarım. Halka tutumuna bakarım. Verdiği hizmetlere, vatanına olan sevgisine, saygısına, vatanı için gelecek planlayıp planlamadığına bakarım. Bir partinin ülkesi için sağlam bir gelecek planı yoksa sadece koltuk sevdasındandır çabası derim. Güç elde etmek için bizi kullanıyor diye düşünürüm. Bu yüzden bana ışık tutmalı bir parti. Öyle sadece geleceği aydınlatan bir ışık değil. Geçmişi de aydınlatacak, bu anımı da… Geçmişimi bilmeden, şu anımı doğru yaşamadan, geleceğimi nasıl inşa edebilirim ki?
Bu bağlamda Cumhuriyet Halk Partisi ve ideolojisi bu beklentilerimin karşılığını dolduruyor. En azından ben kendime ‘Neden CHP’liyim’ sorusunu sorduğumda muhakeme yapmış ve biraz evvel dile getirdiğim şekilde cevaplayabilmiş oluyorum. Herkesin bu muhakemeyi yapmasını diliyorum. (Tebessüm ediyor)

Salih Erkek: Peki, siyasette aktif rol alma, yani ilçe başkanlığı adaylığına nasıl karar verdin?
Cem Batok: Salih abi, ben aslında yıllardır siyasetin içindeyim. Bulunduğum muhitte herkes beni tanır. Gençliğimizde de koşturduk, gerçi hala genciz. (Gülüyoruz) Babam zamanında kendi bölgesinde bir seçim kazandırmış akabinde ciddi bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Çocuklarını da doğal olarak aynı hayal kırıklığını yaşamasınlar diye uzak tutmuştur. Ben de birebir şahit oldum o hayal kırıklığına. Menfaat üzerine dönen siyasetin canavarlığını işte orda gördüm. Kısmen soğudum ama akacak kan damarda durmuyormuş demek ki. 31 Mart seçimlerinde, Menemen için Başkanımız Serdar Aksoy için gece gündüz koşturdum. Nitekim çorbasında tuzumuzun olduğu güzel bir sonuç elde ettik.  Bu yerel seçimlerde partimizin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun kritik iller için aldığı doğru kararlar sayesinde uzun bir aradan sonra CHP rahat huzurlu bir nefes aldı. İçimizdeki partili ruhu tekrar harekete geçirdi.  Önümüze Ekrem İmamoğlu gibi, Tunç Soyer gibi, Mansur Yavaş gibi liyakat sahibi, karakter sahibi liderler koydular. Biz nasıl harekete geçmeyelim ki? Birebir yanında olduğum Sayın Serdar Aksoy söylediğim örneklerle birdir benim için. Güzel insan vesselam. Ek olarak kararımı etkileyen bir durum daha söz konusu. Eşim her zaman siyaseti seyirci olarak izlememiz taraftarıydı. ‘Demokratik hakkımızı kullanalım, oyumuzu verelim ama içine girip kirlenmeyelim’ derdi. Ona saygı duydum bir süre seyirci kaldım. Bu dönem duygularımı bastırmam yerine ‘Ne karar verirsen ver senin arkandayım. Hayal kırıklığı yaşayacaksan yaşa. En azından içinde kalacağına kendin görmüş olursun. Tek istediğim asla değişme. Bunun sözün verirsen ben her şekilde yanındayım’ dedi. Bende o sözü verdim. Allah tutmayı nasip etsin.  Şöyle bir bakınca iyi insanlar siyasette kirlenmekten korkuyorlar. Bu sebeple geri duruyorlar. Geri duran bu iyi insanlar aslında siyasete en büyük kötülüğü yapan insanlar. Çünkü daha da kirlenmesine geri durarak sebep oluyorlar. Bu bakış açısını değiştirmek ve siyaseti temizlemek için içine girmek gerek diye düşünüyorum. Hatta sayın Tunç Soyer katıldığı bir programda bunu o kadar güzel açıklamış ki şahsım adına konuşmam gerekirse bahsi geçen bu iyi insanlar ve siyasetin kirliliği konusunu başka bir söylem bundan daha iyi ifade edemez.
Tunç Soyer “Bu iyi insanlar, iyi donanımlı, iyi yetişmiş, iyi aile terbiyesi almış insanlar, çok haklı olarak siyasetin sığlığından, çirkinliğinden, böyle paçadan çekiştirmeciliğinden, korktukları ve çekindikleri için ve çamur kendilerine de sıçrar endişesiyle uzak duruyorlar. Fakat uzak durdukça o şikâyet ettikleri şeylerin şikâyet ettikleri tarafından değiştirilmesini bekler gibi bir absürt duruma düşülüyor. Bu mümkün değil! Yani, şikâyet ettiğiniz şeylerin şikayet ettikleriniz tarafından değiştirilmesini beklemek en hafifinden safgillilik.” Biz de tam Tunç Başkanımızın bu ‘safgil’ diye tanımladığı komşugillerindeniz. (Gülüyoruz)

Salih Erkek: Menemen’den aday olduğun için oradaki siyasetin nasıl olduğunu sormak istiyorum? Orası da mı kirli?
Cem Batok: Şimdi Salih abi eğri oturalım doğru konuşalım. Siyaseten kirlenmemiş bir bölge yok. Varsa söyleyin oraya gideyim. (Gülüyor) Menemen’de de durum aynı. Lakin biz temizlemek için gönül koyduk. Serdar Başkanımız bu kirli siyasetin için de tek başına mücadele ediyor. Hatta tabiri caizse çırpınıyor. Sadece görevini icra etmesi gerekirken siyaseten kendisini savunmak ya da korumak zorunda olduğu durumlarda buluyor kendini. Komada olan bir belediyeyi hayatta tutmaya çalışmak zaten zorken bir de hala ona siyasi savaş açanlarla uğraşıyor. ‘Yahu bırakın adam işini yapsın. Nedir derdiniz?’ desek de içinde olmadan yardım edemeyeceğimizi anladık. Menemen de onun bir nefere ihtiyacı var. Bu sebeple dışardan yuhalamak yerine içine girip düzgün siyaset yaparak hem Menemen hem de CHP ye kazanımlarda bulunmamız gerek.
Salih Erkek: Şimdi bir işe gönül vermişsen bir fark koyman gerek ortaya. Senin diğer adaylardan farkın nedir? Bir stratejin var mı? Ortaya koyacağın bir planın var mı? Kısacası neden sen?
Cem Batok: Fiziksel olarak diğer hiçbir adaydan farkım yok. Hepsi birbirinden iyi, güzel insanlar. İdeoloji olarak da hepimizin hedefleri aynı diye düşünüyorum. Kim gelirse gelsin herkes layığıyla görevini icra edecektir. Bir farktan bahsedecek olursak şöyle izah edeyim; İlçe örgütü olarak misyonumuz; partimizi en iyi şekilde temsil etmek, üye ile genel merkez arasında çok sağlam bir bağ kurmak, eğer bulunduğumuz ilçe de partimiz yerel yönetimi devraldıysa, yani belediye CHP belediyesiyse, siyaseten belediyeye açılan savaşlara ilçe yönetimi olarak katılıp kazanmak. Bu bahsettiklerim, yönetime kim gelirse gelsin görev bilmeleri gereken hususlardır. Ben bunların dışında daha geniş kapsamlı bir görev daha edindim kendime. O da Menemen’in Sosyal Doku Haritalarını oluşturmak. Bunu biraz açmam gerek. Öncelikle nasıl oluşturacağımdan bahsedeyim.  İlk olarak ilçe örgütü ve üyeleri bir araya getirerek bu sosyal dokuyu oluşturacak verileri elde etmek için ekiplerin oluşturulmasını sağlayacağız. Geniş kapsamlı ve zaman alacak bir çalışma olacak bahsettiğim bu veri elde etme işlemi. Akabinde bu elde edilen verileri dijital ortama aktarıp gönüllü yazılım mühendisleri tarafından bir uygulama şekline dönüştüreceğiz. Bir örnekle açıklamam gerekirse; Diyelim ki eğitim konusunda bir çalışmamız olacak. Hangi bölgenin neye ihtiyacı olduğunu bilmeden neye göre yapacağız bu çalışmayı? Yapamayız. Yaparız ama ihtiyacı olmayan bir yere yapılırsa ki kesin gerek duyulmayan bir alana harcarız bu hakkımızı, boşa kürek çekmeye döner. Ben diyorum ki öyle yapmayalım. Yazılımımızı açalım. Sosyal doku haritasında eğitim durumu en kötü olan bölgeyi, mahalleyi, semti ne derseniz artık, seçelim. Hizmetimizi oraya götürelim. Kısaca bu sosyal doku haritalarıyla hastaya doğru doktor, doğru teşhis, doğru tedavi üçlemesini uygulayalım. Emeğimizde, çabamızda, zamanımızda boşa gitmesin.
Salih Erkek: Bir ilçe örgütü bu kadar geniş kapsamlı bir görevi neden yapsın ki? Yani belediyenin böyle bir görev yapması gerekmez mi?
Cem Batok: Böyle düşünmekte çok haklısın Salih abi. Zaten benim ilk amacım belediye ile ortak bir çalışma sonucunda Sosyal Doku Haritalarını çıkartıp akabinde belediyenin ya da STK’ların veyahut gönüllü yardım severlerin vermek istediği hizmetleri doğru noktalara ulaştırmak. Ayrıca neden görev kavramımızı sığlaştıralım ki?  Asıl şu soruyu soralım o zaman ‘Partiler neden var?’ Şimdi bu sorunun cevabı benim nezdimde şudur. Her parti aslında ‘Ülkeyi en iyi ben yönetirim, o yüzden beni seçin’ demek istiyor değil mi. Bir parantez açmak isterim, bu kirli siyaset dediğimiz olayın çıkış noktası da olabilir. Kirli siyaset yapanlar bunu ‘Ülkeyi en iyi ben götürürüm’ şeklinde yorumluyor. (Gülüyor)
Neyse öz konumuza dönelim. Bir parti yerel de üyeye ya da üye adayına doğru hizmet götürürse bu yerelde üye artışına sebep olur mu? Olur. Üye artarsa ve partiden memnuniyet süreklilik haline gelirse, parti genelde iktidara gelir mi? Evet gelir. İşte asıl amaca ulaşmanın güzel bir yolunu bulmuşken, örgüt dediğinizde zaten akla ilk gelen görev partinin üyesini arttırarak yerelde ve genelde partiyi siyasi lider yapmak değil midir amaç? Bu soruların hepsine olumlu cevap verecek nitelikte bir konudur Sosyal doku Haritaları konusu.  Tabi ben bunu ancak ve ancak amaçlarım, amacıma ulaşmak için çabalarım. Fakat bilinmeli ki benim çabam tek başına işe yaramaz. Bu kitlesel hareketle başarıya ulaşabilecek bir proje.

Salih Erkek: Projen güzel ve çok doğru bir düşünce içindesin. Partiyi iktidara getirmenin bir yolu! Dost acı söyler kardeşim. Dediğin gibi tek başına bunu hayata geçirmen zor. Tam destek almalısın. Umarım alırsın. Son olarak toparlamak gerekirse eklemek istediklerin nelerdir?
Cem Batok: Açıkçası benim en hassas olduğum konu ayrıştırma politikaları. Kimse kimseden üstün değildir. Adlarımız, ten renklerimiz, boylarımız farklı olabilir. Bunlar dışında sosyal hayatta hiçbir farkımız yok. Hepimiz aynı derecede özgürüz, hepimiz aynı derecede Türk’üz kısacası hepimiz aynı derecede insanız. Irkçılık gibi kötü bir kavrama benim hayatımda yer yok. Particilikte benim için ırkçılık demek. Yani biri başka bir partiden diye ona farklı davranmam. Davranılmasına da razı gelemem. Mezheplerden bahsetmiyorum bile Alevi, sunni, şafi bunlar bireyin kendi tercihi. Bir ülkede tercih etmek söz konusu ise orda hürriyet var demektir. Kimsenin hürriyetine ne saygısızlık yaparım ne de yapılmasına sessiz kalırım.  Siyasette de maalesef ki o bizden bu sizden mantığı çok fazla. Buna benim siyasetimde yer yok. Siyaseten bir yere gelebilmiş bir koltuk kapabilmiş hiçbir siyasetçinin de bu havalara girmesine gerek yok. Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız oturacağınız yer kendi kıçınızın üstüdür.(Gülüyoruz)
Çok benimsediğim bir söz var. Konuşmamı bununla kapatmak isterim. Zirvelerde kartallarda bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek diğeri ise sürünerek gelmiştir. Biz süzülerek geleceğiz!
Salih Erkek: Cem Kardeşim bu güzel görüşlerinden dolayı sana teşekkür ederim. Allah yolunu ve bahtını açık etsin. Senin sözünün arkasında nasıl durduğunu çok iyi bilen biriyim. Bu nedenle seçildiğin takdir de Menemen’de çok şeyin değişeceğine inanıyorum. Hemen gazetem hem televizyonum hemde internet haber portalımın kapıları sizlere her zaman açıktır.
 
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Ümran ŞENER
    8 ay önce
    Yaşadığımız çevreye duyarsız kalmayacağına, hizmetlerin sadece , Menemen merkez yerine en geniş yerleşim alanı olan kent2 ye de ulaşmasına vesile olacağına inanıyorum. Allah yolunu açık etsin. Siyaset seni hiç bozmasın.
  • Ümran ŞENER
    8 ay önce
    Yaşadığımız çevreye duyarsız kalmayacağına, hizmetlerin sadece , Menemen merkez yerine en geniş yerleşim a***ı o*** kent2 ye de ulaşmasına vesile olacağına inanıyorum. Allah yolunu açık etsin. Siyaset seni hiç bozmasın.