Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye terörle mücadelesini tek başına kendi imkanlarıyla yürütmek mecburiyetindedir" dedi. Erdoğan, 10 Ocak İdareciler Günü dolayısıyla Türkiye'nin 81 ilinden gelen kaymakam ve vali yardımcılarına Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde öğle yemeği verdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
İÇERDE VE DIŞARDA ÇOK BÜYÜK SALDIRI: Türkiye, içerde ve dışarıda çok büyük bir saldırı altındadır. Bu saldırı, zayıf bir ülke olduğumuzdan kaynaklanmıyor. Güçlenen bir ülke olduğumuz için yapılıyor. Suriye ve Irak'ta yaşanan her gelişme bizi doğrudan ilgilendiriyor. Asıl çözümün Suriye ve Irak'ın yeniden güven ve istikrara kavuşması olduğu gayet açıktır. Bu yönde gayret gösteriyoruz. Bölgedeki gelişmelere doğrudan etkisi olan ülkelerin önemli bir bölümünün buradaki halkları esenliğe kavuşturmak diye bir derdi yok. Ama biz Suriye ve Irak'ta her türlü inisiyatifi alıyoruz. Bu ülkelerin güvenliği ve huzurunun, bizim güvenlik ve huzurumuz anlamına geldiğinin farkındayız.
NEREDEYSE DEAŞ'I HİMAYE ALTINA ALACAKLAR: Düne kadar DEAŞ'la mücadeleyi ilk sıraya koyan ülkeler bugün neredeyse DEAŞ'ı himayeleri altına alacak haldeler.
BAŞARININ ŞARTI: Başarımızın birinci şartı, ülkemizin içini sağlam tutmamızdır. Eğer, biz kendi topraklarımız içinde huzuru, güveni, refahı temin edemezsek, dışarıda tek bir adım atamayız. Terör örgütlerini, adeta vardiya usulü ülkemizde eylem yapmaya teşvik edenler, işte bunu istiyor.
İSİMLERİ FARKLI AMA HEPSİ AYNI: 15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere bu uğurda ellerindeki tüm malzemeyi kullandılar, kullanıyorlar. Birbirine düşman gibi gözüken örgütler işbirliği halinde çalışıyorlar. Açık konuşmak lazım. Türkiye'nin karşısında, isimleri farklı harflerden oluşuyor ve söylemleri farklı görünüyor olsa da aslında aynı örgüt var.
ÇAĞIMIZIN BARBARLARI: Maruz kaldığımız saldırılar gösteriyor ki bölücü örgütle DEAŞ, FETÖ ile DHKP-C arasında bizim açımızdan bir fark yoktur. Hepsi de ülkemizin düşmanıdır. Hepsi de gözünü kan bürümüş, ellerine fırsat geçtiğinde devletimizi yok etmeye ant içmiş katiller güruhudur. Bu örgütler, çağımızın barbarları durumundadır.
RUTİN, DEĞİL OLAĞANÜSTÜ DÖNEM: Yaşadığımız dönem olağanüstü bir dönemdir. Bugün Türkiye yeni bir istiklal ve istikbal mücadelesi vermektedir. Öyleyse çalışmalarımızı da buna mütenasip şekilde yürütmek durumundayız. Hiçbir terör örgütüne müsamaha göstermeyeceğiz.
Mülki idari amirlerimiz isim isim, ev ev her şeye hakim olmalıdır. Muhtarlarımızla birlikte bu çalışmaları çok hassas yürütmelisiniz. Muhtarları asla ihmal etmeyiniz. Onlar sizin için uç beyi gibidir.
TERÖRİSTİN ETKİSİZ HALE GETİRİLMESİ KADAR ÖNEMLİ: Gerek FETÖ gerekse bölücü örgütlerin devlete sızmış elemanları sebebiyle yaşanan sıkıntılara karşı dikkatli olmalıyız. Terör örgütleriyle iltisaklı kişilerin devletten temizlenmesi en az silah kullanan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi kadar önemlidir.
MİLLİ SEFERBERLİĞİN MUHATABI SİZSİNİZ: Eğer görev yaptığınız yörelerde terör örgütleri taban buluyorsa, oradan bir teröristin çıkıp silahını size doğrultması kaçınılmazdır. Bu bakımdan işimizi savsaklama, hata yapma hakkımız olmadığını bilmemiz lazım. Hani milli seferberlik diyorum ya işte bu çağrının en başta gelen muhatapları sizlersiniz.
BİZİM İÇİN EL, GÖZ, KULAK SİZSİNİZ: Sizler bir Hz. Ömer misali o kapıları çalıp işte kaymakam filanca geldi, duydum ki kömür ihtiyacınız var, getirdim demelisiniz. İşte bu kaymakam unutulmaz. Tayyip Erdoğan için el, göz, kulak, ayak sizsiniz. İlçesindeki tek bir insanı, tek bir aileyi dahi mağdur durumda bırakan idareci ağzıyla kuş tutsa benim nezdimde başarısızdır.
Kaymakamlara 3 ekonomi mesajı
Ekonomiye özel önem verin
Şehrinizin potansiyelini harekete geçirin
Üretimi, ticareti, istihdamı destekleyin
TEK BAŞINA VE KENDİ EVLATLARIMIZLA TERÖRLE MÜCADELE:
Yaşadıklarımız bize şunu açıkça izhar etti. Türkiye terörle mücadelesini tek başına kendi imkanlarıyla ve kendi evlatlarıyla yürütmek mecburiyetindedir. Bu durumu anlamayan hakikatlere gözünü kapatıyor demektir. Dostluk, müttefiklik, işbirliği gibi hususlar ancak siz güçlüyseniz karşılık buluyor. Yoksa inanın sözden ibaret. Bunun için güçlü olmak zorundayız.
Askerimizle, polisimizle, istihbaratımızla, savunma sanayimizle hariciyemizle güçlü olmalıyız.
Yorumlar
Kalan Karakter: