AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Kadın Kolları teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, kadınların AK Parti siyasetinin temel mayası olduğunu vurguladı. Saygılı, geçmişten bugüne kadın hakları alanında yaşanan dönüşümü rakamlarla anlatarak, İzmir’de yazılacak başarı hikâyesinin kadınların emeğiyle şekilleneceğini söyledi.

Kadın Kollarımız, AK Parti siyasetinin mayasıdır. Bu mayada anaların duası vardır. Bu mayada Recep Tayyip Erdoğan’ın milletten aldığı güçle çizdiği istikametin sırrı vardır.
Kadın Kollarımız, İzmir’in her bir hanesine ulaşan, sokaklar, caddeleri arşınlayan, Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın selamını gönüllere taşıyan bir fedakarlık hareketidir.
AK Parti; Türkiye’de hak ve özgürlüklerin altın çağını yaşatan partidir. AK Parti’den önce başta kadın hakları olmak üzere insanımız arasında politik gerilim hatlarıyla belirlenmiş büyük ayrımlar vardı.
Bugün işine geldiğinde kadın hakları savunucusu, işine gelmediğinde kadın hakları celladı olan sözde batıcı-seküler muhalefet kanadını asla unutmayacağız.
Bu ülkede Meclis’e başörtüsüyle girdi diye linç edilen unutmayacağız.
Okullarda, üniversitelerde kurulan ikna odalarını unutmayacağız.

411 el kaosa kalktı manşetini, başörtüsü yasağının devamı için Anayasa Mahkemesi’ni mesken tutan CHP'yi unutmayacağız.
AK Parti bu vesayetçi ve kadın haklarının üstüne çöreklenen karanlık zihniyeti adeta bir güneş gibi aydınlatarak dağıtmıştır.
AK Parti hükümetlerinden önce;
Kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 27,9 iken bugün 35,7.
Parlamentodaki kadın milletvekillerinin sayısı 24 iken bugün 119.
Kadın muhtarların sayısı 117 iken bugün 2001.
AK Parti iktidarı boyunca; Kadın valilerimizin sayısını 4 katına, kadın kaymakamlarımızın sayısını ise 3,7 katına çıkardık.

2002'de kadın büyükelçilerimizin sayısı sadece 14 iken, bugün 80 kadın büyükelçimiz var.
26 bini aşkın hâkim ve Cumhuriyet Savcımızın 10 bin 372’si kadın yargı mensuplarımızdan oluşuyor.
Kadınların Türkiye’de ve dünyada uğradığı kadre ve haksızlıklara ne güçlü sesi AK Parti çıkarmıştır ve çıkarmaya da devam ediyoruz.
Avrupa’da her yıl 2300 kadın eşleri veya eski eşleri tarafından cinayete kurban gidiyor. Bölgesel çatışmaların en büyük zorluğunu ve kıyımını kadınlar, çocuklar yaşıyor.
Terör devleti İsrail’in faili olduğu Gazze soykırımında şehit olan 70 bin Filistinlinin 3’te 2’sini maalesef kadın ve çocuklar oluşturuyor.
Gazzeli kadınlara yönelik vahşet ve canice zulümler son iki yılda ne iç siyasetimizde ne de küresel kadın hakları çevrelerinde yeterli tepkiyi görmedi.
AK Parti İzmir’de kazanacağı büyük başarının sancağını kadınlarla taşıyacak.
AK Parti İzmir’de yazacağı başarı hikayesini kadınların emeği, cesareti ve inancıyla oluşturacak.
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Kadın Kolları teşkilatıyla bir araya geldiği programda yaptığı konuşmada, kadınların AK Parti teşkilatının omurgasını oluşturduğunu vurguladı. Muhalefetin kadın siyasetine yönelik yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Çankırı, İzmir’in yeniden hizmetle buluşacağını ifade etti.

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, konuşmasında şu sözleri kullandı:
“Sayın Genel Sekreterim,
Sayın İl Başkanım,
Kıymetli Kadın Kolları Başkanım,
Değerli yol ve dava arkadaşlarım,
Sahada alın teri döken, kapı kapı dolaşan, derdi olanın ilk çaldığı kapı olan AK Parti teşkilatının omurgası kadın kollarımızla bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
AK Parti’nin başarısının arkasında; sessiz ama güçlü bir emek, sabırlı ama kararlı bir duruş vardır. İşte bu duruşun adı: AK PARTİ KADIN KOLLARIDIR.”
Kadın kollarının siyasetteki rolüne dikkat çeken Çankırı, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Biz siyaseti; sadece kürsülerden değil, sadece sosyal medyadan değil, sahanın gerçeklerinden okuyan bir hareketiz. Kadın kollarımız; mahallenin nabzını tutar, evin derdini bilir, çocuğun, yaşlının, gencin ne yaşadığını görür.

O yüzden AK Parti’de kadın kolları destek birimi değil, karar süreçlerinin asli parçasıdır.”
İzmir’deki yerel yönetimleri kadın siyaseti üzerinden eleştiren Çankırı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İzmir’de yıllardır gördüğümüz tablo şudur: Kadın hakları söylemi çok güçlü, ama kadınların hayatına değen siyaset neredeyse yok.
CHP’nin İzmir’de kadın milletvekilleri var. Ama sahada yoklar. Mahallede yoklar. Kriz anlarında yoklar.
Var oldukları yer neresi? Kamera karşıları, basın açıklamaları, uluslararası platformlar.
Seferihisar’da beş çocuk yanarak hayatını kaybetti. O ilçenin belediye başkanı bir kadındı. Peki o gün, o saatte, o kriz anında neredeydi? Bir kadın olarak, bir anne olarak, bir belediye başkanı olarak orada mıydı?

Bu soruyu sormak kadın düşmanlığı değildir. Bu, gerçek kadın siyaseti talebidir. Kusura bakmayın ama kadın olmak, krizlerde ortadan kaybolma hakkı vermez.”
TBMM’deki tartışmalara da değinen Çankırı, “liyakat” söylemi üzerinden yapılan eleştirilerin samimi olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Siyaset, cinsiyetçiliğin, kişisel husumetlerin ve sınıfçı bakışların kürsüsü değildir. Bu anlayış Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından tarihin tozlu raflarına kaldıralı tam 24 yıl oldu.
Bugün ‘liyakat’ kelimesini özellikle seçerek konuşanlar; yönetemedikleri belediyelerin, çözemediği şehirlerin, üretemedikleri politikaların hesabını vermekten kaçmaktadır.”
AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan ve Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta üzerinden yürütülen eleştirilere de yanıt veren Çankırı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu yüzden İzmir’imizin evladı, gözbebeğimiz, AK Parti Genel Sekreterimiz Sayın Eyüp Kadir İnan ve Grup Başkanvekilimiz Sayın Leyla Şahin Usta üzerinden siyaset yapıyorlar.
Eyüp Kadir İnan, siyasete yukarıdan atanarak gelmiş bir isim değildir. Teşkilatın içinde yoğrulmuş, her kademesinde sorumluluk almıştır. Emeğiyle ve mücadelesiyle yükselmiştir. Tam da bu yüzden rahatsız oluyorsunuz. Çünkü sizin ezberlediğiniz siyaset, emeği değil ayrıcalığı esas alır.

Leyla Şahin Usta’ya yönelen dil ise çok tanıdık. Dün başörtüsü nedeniyle üniversite kapılarından çevrilen bir kadın, bugün aynı Meclis’te onlara cevap verebilecek bir yerde duruyor. Hazmedemedikleri gerçek budur.”
Muhalefetin kadın hakları konusundaki tutumunu da eleştiren Çankırı, şu ifadeleri kullandı:
“Bir de işlerine gelince kadın hakları diyenlere soruyorum: Leyla Şahin Usta’ya cinsiyeti üzerinden saldırılırken neredeydiniz? Biriniz bile çıkıp ‘Bir kadına cinsiyeti üzerinden saldırılamaz’ demediniz.
Çünkü sizin kadınlığınız ilkesel değil, politiktir. İşinize gelirse kadın hakları vardır, işinize gelmezse sessizlik vardır.”
Konuşmasının kapanış bölümünde birlik ve hizmet vurgusu yapan Çankırı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu dil muhalefet değildir. Bu dil; çözüm üretemeyenlerin, yönetemeyenlerin, siyaseten tükenenlerin kendi kendine ilan ettiği iflastır. AK Parti olarak biz; gerilim değil hizmet, hakaret değil icraat üretiyoruz.
Ve bu yükü, başından beri en çok kadın kollarımız omuzluyor. Rabbim hepinizden razı olsun.
Değerli arkadaşlar, biz İzmir’i çok iyi tanıyoruz. Sorunlarını da biliyoruz, potansiyelini de biliyoruz. Umutsuzluğa değil, çözüme inanıyoruz. Şikâyete değil, çalışmaya inanıyoruz.
Bu şehir yeniden hizmetle tanışacaksa; bu, yine sizin emeğinizle, sizin azminizle olacaktır.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hep birlikte çalışmaya, hep birlikte İzmir’i hak ettiği hizmetle buluşturmaya kararlıyız.
Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve çalışma aşkımızı daim eylesin. Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…”
Yorumlar
Kalan Karakter: