Grup Vitamin’in “Aşkın Gözyaşları” albümünde yer alıyor: Turkish Kovboylar…
“Oovv..Oovv..Çekilin yoldan Vahşi Batı’dan geliyorlar”
Vahşi Batı bu kez Venezuela’ya çöktü. Seçimlerde oy çalan, uyuşturucu ve kara para işi yapan,halkın parasını israf edip kendi hesaplarına geçiren her türlü ,usulsüzlük içinde bulunan dünyanın en büyük petrol rezervlerine değerli madenlere ve elementlere sahip olmasına rağmen halkını gün geçtikçe fakirliğe ve yoksulluğa terk eden bir diktatör Maduro ve eşini paketleyip ABD’ye kaçırdılar.
Madura suçlu mu evet ama beğenmesek te bu durum kendi ülkesinin iç meselesi.
Bir ülke bir ülkenin içine haydut gibi girip devlet başkanını kaçıramaz. Maduro ABD ye uyuşturucu sokuyor bahanesi uydurarak Venezuela’nın petrol kaynaklarının ve değerli elementlerin üstüne çökmek kabul edilemez.
Trump “güç bende” diye her ülkeye hukuksuz girip eşkiyalık yapamaz.
Noam Chomsky,ABD emperyalizminin büyük arka planını nasıl açıklıyordu?
“Dünyanın her bölgesi,ABD ekonomisinin ihtiyaç ve çıkarlarına göre dizayn edilecek. Başta Afrika, tüm sömürge,yarı sömürge ve ABD’nin kontrolündeki sözde bağımsız ülkeler ABD’nin ham madde kaynağı ve pazarı durumuna getirilecek. ABD,kendisine kafa tutmaya ve bağımsız bir yol izlemeye kalkışacak her hareketi ezmek için,elinde herkese korku salacak bir büyük ordu bulunduracak. Dünyanın her yerinde komünist partilerin, anti-faşist güçlerin ve ulusal bağımsızlık yanlılarının zayıflatılması ve ezilmesi için her yol kullanılacak”
ABD’nin askeri varlığının dolaylı ya da dolaysız girmediği dünyada kaç ülke var biliyor musunuz?
Sadece üç! Lichtenstein,Andorra ve Bhutan…
Maduro güvenlik nedeniyle başkanlık sarayında konaklamıyordu. Caracas’taki Fuerte Tiuna askeri kompleksindeki yüksek güvenlikli konutunda ikamet ediyordu. (Casa de los Pinos olarak bilinen yeraltı sığınağı ve korunaklı yapı) Uykusunda alındığı yer yeraltı sığınağıydı. Bu kompleks 2.000 seçme askerden oluşan Brigada de Fuerzas Especiales (Özel Kuvvetler Tugayı) tarafından 24 saat korunuyordu. Bunun dışında konutun çevresinde zırhlı araçlar (V-150 gibi) ,hava savunma sistemleri, özel kuvvetler için gelişmiş teçhizat (gece görüş, patlayıcılar vb.) dan bir duvar örülmüştü. Operasyon raporlarında “yoğun koruma” ve “kale gibi” tanımlamalarıyla ağır silahlı güvenlik vardı ve öyle Trump’ın dediği gibi kolay olmamıştı operasyon. Operasyonda 32 Küba vatandaşı hayatını kaybetti, Delta Force ekibinden de ağır yaralılar var.
Havana yönetimi, ölenler anısına 5 ve 6 Ocak tarihlerinde iki günlük ulusal yas ilan edildiğini, cenaze törenlerine ilişkin ayrıntıların daha sonra açıklanacağını bildirdi. Resmî açıklamada sınırlı bilgi yer alırken, yaşamını yitirenlerin tamamının Küba silahlı kuvvetleri ve istihbarat birimlerinde görevli kişiler olduğu belirtildi.
Açıklamada, “Güvenlik ve savunmaya ilişkin sorumlulukları doğrultusunda görevlerini onur ve kahramanlıkla yerine getiren yurttaşlarımız, saldırganlara karşı doğrudan çatışmalarda ya da tesislere yönelik bombardımanlar sonucu, şiddetli direnişin ardından hayatlarını kaybetti” ifadelerine yer verildi.
Maduro aslında son derece sevilmeyen bir liderdi ve 2024 seçimlerini çalmakla suçlanıyordu. Muhalefetin oy sayımına göre, seçimi 66’ya 31 gibi net bir farkla kaybetmişti. Otobüs şoförlüğünden başkanlığa giden yolda uyuşturucu baronları ile ciddi ilişkileri vardı, inanılmaz bir servete sahipti.
Şimdi ABD nin bir çok eyaletinde uyuşturucu kullanmanın serbest olduğu , insanların uyuşturucu kullanarak sokaklarda zombi gibi gezmesini yasaklamayan, Trump uyuşturucu bahanesiyle Venezuela’yı ele geçiriyor.
Adama “sen önce kendi ülkene bak kendi uyuşturucu baronlarını yakala” derler. Dünyanın en zengin en demokrat en özgür ülkesi denilen ABD de de suç oranı dünyanın birinci sırasında. Halkın neredeyse üçte biri uyuşturucu kullanıyor.
Venezuela’nın efsane devlet başkanı Carlos Andrés Pérez’in özel kalem müdürlüğünü yapmış olan Beatrice Rangel, “Kimse bir işgal istemez. Kimse ülkesinde yabancı bir gücü istemez. Ben her zaman bu tür müdahalelere karşı oldum” diyor
Ancak Venezuela için bugün, Rangel’e göre, “Maduro’yu ABD olmadan görevden almanın başka bir yolu yoktu”
2014-2018 yılları arasında ABD’nin Caracas Büyükelçiliği’nde misyon şef yardımcısı olarak görev yapan Brian Naranjo, “İlk günden beri korkum buydu: Trump bunun kolay olacağını düşündü, Maduro gidince sihirli tozlar serpilecek, gökkuşakları çıkacak ve herkes mutlu olacak sandı” diyor.
Birçok Venezuelalı, Maduro’nun gitmesini istiyordu, ancak ABD’nin barışçıl bir iktidar geçişi için bir planı olmadığı ve Güney Amerika ülkesinin bölgesel gerilla grupları nedeniyle bir kaosa sürüklenebileceği endişesini taşıyorlar.
Maduro’ya karşı olan birçok Venezuelalı, Trump’ın cumartesi günü geçici devlet başkanı olarak yemin ettiğini söylediği Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’e de temkinli yaklaşıyor. Rodríguez, aynı gün yaptığı açıklamalarda Maduro’ya sadık bir çizgi sergilemişti.
Trump, ABD güçlerinin cumartesi sabahı erken saatlerde yaptığı baskınla Maduro’yu yakalamasından bu yana demokrasiden neredeyse hiç söz etmedi ve ayrıntılı bir geçiş planı da açıklamadı. Buna karşılık, Venezuela petrolü konusunda yönetimin çok daha kazançlı bir anlaşma elde edeceği konusunda son derece netti.
Venezuela’nın kuzeydoğusundaki Sucre eyaletinde yaşayan 42 yaşındaki devlet memuru Alberto González, “Gringoların işgalini kutlayan herkes haindir” diyor ve şöyle devam ediyor:
“Her şeyimizi çalacaklar ve bizi aşağılayacaklar. Bu ülke bağımsızdır ve Donald Trump’ın buraya gelip bize ne yapacağımızı söylemesini ve devlet başkanını kaçırmasını kabul edemeyiz. Gıdanın pahalı olduğunu ve zorlandığımızı biliyorum ama ben bir devrimciyim ve Komutan Chávez’in dediği gibi, burada kimse teslim olmaz”
Arka planda kalan ancak önemli bir isim de..Maduro’nın eşi..
Cilia Flores, ülke siyasetinde uzun yıllardır kilit bir rol oynuyor. Maduro’nun “Cilita” diye hitap ettiği Flores, “first lady” yerine “ilk savaşçı” olarak tanımlanıyor. 30 yılı aşkın süredir Maduro’nun hayat arkadaşı olan Flores, bu süre içinde kendi siyasi gücünü inşa ederek Venezuela’nın en güçlü kadınlarından biri olarak anıldı.
1956 doğumlu Flores, işçi sınıfı mahallelerinde büyüdü. İş ve ceza hukuku alanında avukatlık yaptı. 1992’deki başarısız darbe girişimi sonrası Hugo Chávez ve beraberindeki subaylara hukuki destek verdi. Flores, 2000 yılında Ulusal Meclis’e girerek siyasi kariyerine başladı. 2006’da Venezuela parlamentosunun ilk kadın başkanı oldu. Daha sonra Birleşik Sosyalist Parti’nin ikinci başkan yardımcılığına getirildi ve 2012’de Chávez tarafından başsavcı olarak atandı.
Chávez’in ölümünden sonra yaşanan liderlik mücadelesinde Maduro’nun en yakın destekçilerinden biri olan Flores’in, iktidar içindeki dengelerin kurulmasında belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Akademisyenlere göre, Flores gücünü çoğunlukla perde arkasından kullandı. Resmî bir yetki alanı olmasa da, karar alma süreçlerinde etkili bir aktör olarak görüldü.
Flores’in adı 2015 yılında iki yeğeninin ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklanmasıyla yeniden gündeme geldi. New York’ta yargılanan yeğenler 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 2022’de ABD-Venezuela arasında yapılan bir takasla serbest bırakıldı. Flores ayrıca 2018’de Kanada, ardından ABD tarafından yaptırım listesine alındı. Maduro, bu yaptırımlara tepki göstererek eşini savunmuştu.
Siyaset bilimcilere göre Flores, feminist bir gündemle öne çıkmadı ve Chavezci çizgiyi takip etti. Kamuoyunda Maduro ile birlikte tek bir siyasi figür olarak algılandığı, bu nedenle onun kadar tartışmalı bir isim olduğu da bildiriliyor.
2024’teki tartışmalı seçim kampanyasında Maduro’ya eşlik eden Flores, mitinglerde sahneye çıkarak daha görünür bir rol üstlendi. Maduro’nun iktidardan uzaklaştırılması ve çiftin gözaltına alınmasıyla birlikte, Cilia Flores’in Venezuela siyasetindeki etkili dönemi de fiilen sona ermiş gibi görünüyor.
Özetle Avrupa ve Afrika ülkeleri dahil ABD ye dur denilmezse Trump yarın her ülkeye saldırır, istediği ülkeyi eline geçirir, kimse de karşı koyamaz ABD nin bu kontrolsüz güçlenmesinin önüne geçilmezse yarın her ülke aynı akıbeti yaşar.
Ne diyordu Hugo Chavez?
“Bizim atom bombasına ihtiyacımız yok. Çünkü zaten bir tane var: Venezuela halkı”
Şimdi görev onların !
Erkan Sevinç

Yorumlar
Kalan Karakter: