Uzun çalışma saatleri ile özel hayatın karşılaşmasında kazanan genelde ‘iş hayatı’ oluyor. Kişinin geçimini sağlamak için çoğunlukla tek geliri olan ücret, çalıştığı süreye göre belirleniyor.
Çalışanlar daha çok kazanabilmek için daha fazla çalışıyor. İşveren de ek işçi istihdam etmek yerine kişileri daha fazla çalıştırarak, ilave istihdamın getirdiği yüklerden kurtulabiliyor.
Milliyet'ten Cem Kılıç yazdı;
İş Kanunu, fazla çalışmayı haftada 45 saat üzerinde yapılan çalışmalar olarak tanımlıyor. Buna göre kişi haftada 45 saatin üzerinde çalışıyorsa ‘fazla çalışma’ yapmış oluyor.
Birçok işyerinde çalışanın 45 saati aşıp aşmadığı haftalık olarak değerlendiriliyor, haftanın bitiminde 45 saat aşıldıysa aşılan süre kadar fazla çalışma doğuyor.
Denkleştirme varsa
Fakat haftalık hesaplama zorunlu değil. İşçi ile işveren anlaşırlarsa ki, bu anlaşma genelde başta imzalanan sözleşmede onay şeklinde yer alır, denkleştirme uygulamasına başvurulabiliyor. Denkleştirmenin esası fazla çalışmanın, haftada 1 değil de, 2 ayı geçmemek şartıyla daha uzun sürelerde hesaplanmasına dayanıyor.
Örneğin, denkleştirme uygulandığında 1 haftada değil de, 4 haftada 180 saatin geçilip geçilmediğine göre belirleniyor. Bu sayede işverenler haftaların yoğunluğunu farklı şekilde ayarlayabiliyor.
İşe göre değişiyor
Bazı çalışmalar ise haftalık olarak hesaplamaya gidilmeden doğrudan fazla çalışma sayılıyor. Bunlar günde 11 saati veya kişi gece çalışanıysa 7.5 saati aşan süreler.
Kişi haftada 45 saati aşmasa da günde 11 saati aştığında, aşan süre doğrudan fazla çalışma sayılıyor. Aynı şekilde gece çalışanı da gecede 7.5 saati aşarsa aşan süre fazla çalışma oluyor. Denkleştirme uygulamasında da durum değişmiyor.
Tanıkla ispat mümkün
Yargıtay, işveren tarafından tutulan elektronik kayıtlarda, kayıtları tek başına yeterli bulmamakta, çalışanın konu hakkındaki beyanının da dikkate alınmasını aramaktadır.
Yorumlar
Kalan Karakter: