Seneca sözleri ile ölüm;
Her daim düşünmekten kaçındığımız,
Hiç gelmeyecek bir misafir gibi davrandığımız,
Ama yaş aldıkça her an soluğunu ensemizde çok hissettiğimiz,
Pek de sevilmeyen, özlenmeyen bir yol arkadaşı olduğunu,
Bize sık sık hatırlatır…
Sanki, onu hiç düşünmezsek bize uğramayacak, zamanın terazisi hep bizim lehimize işleyecek sanırız.
Oysa ölüm, bir gölge gibi sessizce yanı başımızda yürür;
Biz, görmezden geldikçe değil,
Onu, kabullenmeyi öğrendikçe anlam kazanır.
Onun varlığını, en çok da bir yakınımızı kaybettiğimizde;
Kalbimizde oluşan, derin sızıyla fark ederiz.
Stoacılara göre ölüm;
Hayatımızdaki her şeyin değerini belirleyen ölçüttür.
Ölümün varlığı, hayatın kıymetini anlamamızı ve her anı daha bilinçli yaşamamızı sağlar.
Seneca açısından da ölüm, korkulacak bir olgu değil;
Aksine, insan kontrolü dışında doğanın bir unsuru;
Yaşama, gerçek anlamını veren bir olaydır…
Bu yazı dizisinde, Seneca sözleri ile Stoacı perspektiften hareketle;
— “Memento Mori ne demek?”
— “Memento Mori’yi günlük yaşama nasıl entegre ederiz?”
Sorularını irdeleyecek ve “pişmanlık duymadan yaşamak” fikrini ele alacağız.

“Ölüm, ne korkulacak ne de arzu edilecek bir şeydir.”
Seneca, ölümün abartılı bir korku veya özlem konusu yapılmasını eleştirir.
Ona göre ölüm, doğanın düzenindeki en doğal olaydır; ona karşı aşırı tepkiler vermek hayatın dengesini bozar.
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: