Gazetem İzmir/Halise KILIÇ- Sektördeki dijitalleşmenin etik değerler sorunu yarattığını belirten Elban, “Hiçbir gazetecilik eğitimi, terbiyesi olmayan birçok insan, sosyal medya üzerinden hiçbir etik kurala sahip olmadan haber paylaşımı yapıyorlar. Maalesef kötüyle iyinin arasında teknoloji, kötünün lehine bir durum oluşturdu” dedi.
İzmir Valisi Süleyman Elban, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında il genelinde görev yapan basın mensuplarıyla Balçova Termal Otel Çakabey Salonu’nda bir araya geldi.

“Gazetecilik ancak meslek aşkıyla yapılır”
Gazeteciliğin sevgi ve bağlılık olmadan yapılamayacak bir meslek olduğunu belirterek sözlerine başlayan Elban, “Gazetecilik mesleğini uzun yıllardan beri yapıyorsunuz. Ancak geriye dönüp baktığımızda bu meslek çok keyifli bir meslek. Böyle bir aşk olmasa bu zorlu meslek ya yapılmaz ya da hakkıyla yapılmaz. Ancak bir mesleğe aşkınız olacak ki oradaki zorluklara ve güçlüklere katlanabileceksiniz. Sağlığınızdan, ailenizden her şeyinizden feragat edeceksiniz” dedi.
“Sosyal medyada etik süzgeç tamamen kalktı”
Dijital gelişmelerin habercilik konusunda olumsuz etki yarattığını ve kalifiye işin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Elban, şunları söyledi:
“Dünyada dijital dönüşüm, teknolojideki gelişmeler ve iletişimdeki değişim birçok alışkanlığı ve tavrı etkiliyor. Ama en çok da fedakârlık mesleği dediğimiz basın dünyasını etkiliyor. Çünkü o haberlerin alınması, kaynağına inilmesi, meslek büyüklerinin süzgecinden geçirilmesi süreci vardı. Şimdi artık hiçbir gazetecilik eğitimi, terbiyesi olmayan birçok insan, sosyal medya üzerinden hiçbir etik kurala sahip olmadan haber paylaşıyor.
Bunu yaparken ne haber etiğini ne de kişisel hakları göz önünde bulunduruyor. Bu mesleği özünde benimseyerek yapan kişiler böyle bir terbiyeden geçtikleri için bu tür sorunlarla karşılaşmıyoruz. Ancak etik kaygısı olmayanlar haberi çok hızlı bir şekilde sunuyor. Doğru mudur diye bakılırken ya da karşı tarafı zora sokmayalım derken haber eskiyor. Maalesef kötüyle iyinin arasında teknoloji kötünün lehine bir durum oluşturdu.”

“Kimliği belirsiz içeriklere güven olmaz”
Yapay zekâ teknolojilerine de değinen Elban, “Artık insanlar dilediği gibi haber yazabiliyor, fotoğraf üretebiliyor, herkesi dilediği kıyafetle ve şekilde konuşturabiliyor. Bu noktada haberi yapan kişi gerçek bir gazeteciyse bir endişemiz yok. Ancak kimliğini ve meslekle bağını bilmediğiniz insanlar paylaştığında, isterse doğru olsun inanmanız mümkün değil” diye konuştu.
“Basın ya dönüşecek ya da yok olacak”
Gazetecilik mesleğinin dijitalleşme karşısında değerlerini koruyarak yoluna devam etmesi gerektiğini vurgulayan Elban, şöyle devam etti:
“Dijitalleşmedeki gelişmeler birçok mesleği zora sokuyor, birçoğunu yok ediyor. Birçok meslek dönüşüyor ama en çok yorulan ve sıkıntıya düşen meslek grubu basın. O yüzden bu hızlı dünyada mesleğin etik değerlerini ve onurunu koruyarak ayakta durmak zorundayız. Aksi takdirde ya bu meslek bırakılacak ya da basın mensubu adı altında kötü işler yapan insanların elinde kalacak.”

“Medya için yeni bir yol haritası şart”
Basın için yeni bir yaklaşım gerektiğini dile getiren Elban, “Bu meslekte doğru olmak ana ilkedir ama doğru haberi kimse sevmez. Yetiştirme ve günceli koruma zorluğu var. Yayınladığınızda da herkese ulaşıyor ve geri dönüşü olmuyor. Teknoloji bu mesleği dört bir yandan kuşatmış durumda. Belki Türkiye’ye özgü bir model geliştirilebilir ancak mutlaka adım atılması gerekiyor” dedi.
“Su krizinde deniz en güçlü alternatif”
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Elban, kentte yaşanan su sıkıntısına ilişkin, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği bizi su kıtlığıyla karşı karşıya bıraktı. Alternatiflerimiz var ama hızlı adım atmamız gerekiyor. En büyük şansımız deniz. Denizden su arıtmanın maliyeti bugün İZSU’nun maliyetiyle hemen hemen aynı. Bu nedenle avantajımız olan alanlarda çok hızlı eylem alınmalı” ifadelerini kullandı.

“Tahliyelerde net tablo birkaç haftada ortaya çıkacak”
-
Yargı Paketi kapsamında başlayan tahliyelere de değinen Elban, “Kesin sayı hemen belli olmuyor. İçerideyken başka cezası kesinleşenler oluyor. Birkaç hafta sonra net tablo ortaya çıkacak. Yararlanan sayısı belli ama dışarı çıkan sayısı onunla uyuşmuyor” dedi.
“İzmir’de güvenlik açısından olağanüstü bir risk yok”
Kentteki güvenlik durumuna ilişkin de konuşan Elban, “Tüm terör örgütleriyle yoğun bir mücadelemiz var. Kentimizde endişe verecek kadar büyük bir terör tehdidi yok. En ufak bir risk oluşmaması için önleyici çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.

Yorumlar
Kalan Karakter: