Hava kararmadan eve döneyim dedim. Sular falan kesilmeden. Yine yollardaydım. Eve girdim aha o da ne elektrik yok. Yine mi atladık ödemeyi diye düşünürken aklıma sigortaya bakmak geldi. Çıktım bir sandalyenin üzerine sigortalar normal. ‘Apartmanın ışıkları yanıyor mu? ‘ diye tekrar koridora çıktım. Ne ışık var ne de asansör çalışıyor.
Bu kez indim bir kat aşağıdaki komşuya. ‘Ne oluyor?’ falan. “3 saattir kesik çalışıyorlarmış arızayı gidermek için” dedi. Tekrar eve girdim. Bu arada hava da karardı. Mum aradım yok. Mecburen telefonun ışığı ile valizi boşaltma vs.
Elektrik olmayınca internet te yok.Ya sular? İşte o tam bir bingo durumu. Normalde geceleri 5-6 saat kesiliyor ona alışmaya çalışıyoruz. Ne deseniz? Sular da kesik.
Ya biz modern hayatı böyle öğrenmedik ki..Nedir modern hayat?
Günlük hayatın telaşında kaybolmadan, anı yaşamak, tüm detaylara dikkat etmek ve kendi iç huzurunu sağlamak üzerine kurulu bir yaklaşım. Bu durum, insanların sadece tüketim odaklı düşünmekten çıkarak, yaşadıkları anın tadını çıkarmalarını sağlıyor. Bu noktada, minimalist yaşam tarzı da ön plana çıkıyor. Modern hayat organik beslenme, doğa yürüyüşleri ve sürdürülebilir yaşam alanları, doğal yaşam ile uyum içinde olmanın yollarını sunuyor. Toprağa dokunmak, bitkilerle uğraşmak, insanların ruhsal ve fiziksel sağlığına olumlu katkılar sağlıyor.
Bırakın minimalist düşünceyi en büyük gereksinimimiz sularımız akmıyor, elektrikler kesiliyor.
Su konusuna gelmişken.. Dev TV de yayınlanan “Günlerin Getirdiği” programımda da ifade ettim, su konusunda ortak akıl şart.. “Deniz suyunu arıtacağız , yapay yağmurlar yağdıracağız, su sorununu çözeceğiz” diyorlar. Cek cak edebiyatını bırakıp hızla hareket etmek gerek. Susuzluktan özellikle tarım etkileniyor. Onca stresimize bir de Su Stresi eklendi farkında mısınız?
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli şöyle diyor:
“2010’da su stresi seviyesi 3.32 puan olan ve yüksek oranda sıkıntı yaşayan Türkiye, 153 ülke içinde 41’inci sırada yer alıyordu. Puanımız 2040’ta 4.27’ye yükselecek ve Türkiye dünyada su stresinin çok yüksek olduğu 33 ülke arasında 27’nci basamağa yerleşecek.
Dünya Yaban Hayatı Fonu (WWF)na göre Türkiye, mevcut kişi başına kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında su stresi çeken bir ülke.Tahminlere göre bin 519 metreküp olan kişi başına düşen su miktarının 2030’da 100 milyon olması beklenen nüfusla birlikte bin 100 metreküpe düşecek ve Türkiye su fakiri bir ülke haline gelecek.
Fon tarafından yapılan açıklamanın en dikkat çekici kısmı ise konunun sadece yağış azlığına ve kuraklığa bağlı olmadığının tespiti. Hatta kıtlık daha ziyade planlama eksikliğinden kaynaklanıyor. Çünkü tatlı su kaynaklarının yaklaşık olarak yüzde 74’ü tarımda, yüzde 15’i evlerde ve yüzde 11’i de sanayide kullanılıyor.
Su tüketiminden önemli bir pay alan tarımda suyu verimli kullanamadığımız sürece ne yaparsak yapalım susuzluk sorununu aşamayız. Eğer aşabilecek olsak son 50 yılda 36 gölümüz kurumaz, 14 gölümüz de kuruma riskiyle karşı karşıya kalmazdı.
Lütfen artık gerçekleri halı altına süpürmekten vazgeçelim; gelecek nesillerin sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi, bereketli topraklar üzerinde doğayla barışık bir şekilde yaşayabilmesi için ülkece su konusunda bir seferberlik hali ilan edelim.”
Woosung’un” Modern Life” şarkısının çarpıtılmış sözleriyle noktalayalım yazımızı.
Işıkların sönmesine izin verme
Sadece bırak ışıl ışıl parlasınlar
Suların kesilmesine izin verme
Sadece bırak şırıl şırıl aksınlar
Yani s..tir et böyle modern hayatı
Erkan Sevinç
Yorumlar
Kalan Karakter: