“Vicdan Yoksa İnsan da Yoktur”
Merhametin Olmadığı Yerde
Merhamet, insanın yüreğinde sessizce çalışan bir vicdan meselesidir. Öğretilmez, zorla kazandırılmaz; insanın ruhuna ya yerleştirilmiştir ya da hiç yoktur. Vicdan mekanizması olmayan bir ruhtan da hiçbir şey beklememek gerekir. Çünkü merhamet yoksa, sevgi de yoktur.
Acıma duygusu olmayan bir insan; ne havaya, ne suya, ne toprağa, ne tabiatın kendisine, ne kuşa, ne kediye ne de köpeğe gerçek anlamda merhamet edebilir. Bu insanlar insana merhamet etmezken, tabiata ve o tabiatın içindeki canlılara hiç etmez. Ne bir kap mama koyar, ne bir tas su bırakır, ne bir kuşa bir lokma yem atar. Aksine, mama kaplarına tekme atacak, su kaplarını devirecek, doğaya zarar vermekten çekinmeyecek kadar ruhsuzlaşabilirler. Çünkü vicdan yoksa, şefkat de yoktur. Masum olan her şey, onları rahatsız eder.
Ne ağaçlara saygıları vardır ne de ormana. Yakarlar. Ülkemizde bunu defalarca gördük. Bir kibrit çöpüyle, bir ihmalle ya da bilinçli bir kötülükle koskoca ormanları kül ederler. Yeşilin çığlığı onları durdurmaz, yanan canların sessizliği vicdanlarını sızlatmaz. Çünkü vicdan ve merhametten yoksundurlar.
Böyle bir insanın kalbi, yalnızca kendi çıkarlarının etrafında atar. Sevdiğine merhamet edemez; anne-babaya, dosta, kardeşe bu duygu ulaşmaz. Tanımadığı bir insana ise hiç… Siz ağlarsınız, o bakar. Siz acı çekersiniz, onda hiçbir titreşim oluşmaz. Çünkü başkasının acısını hissedebilecek bir derinliği yoktur. Empati, onun dünyasına hiç uğramamıştır.
Bu insanlar genellikle bencil, ego merkezli ve narsist bir ruh taşırlar. Hayat onlar için tek kişiliktir. Başkalarının kayıpları, yıkımları, gözyaşları onların gündemine girmez. Sizin için bir yıkım olan şey, onlar için önemsiz bir detaydır. Vicdan olmadığı yerde, merhamet yankı bulmaz.
Günlük hayatın içinde sık sık karşımıza çıkarlar. Hastanede, bir resmi dairede, bir bekleme salonunda… Sıra istersiniz, vermez. Acelenizi anlatırsınız, duymaz. Göz göze gelirsiniz; o bakışta bir soğukluk vardır. Işıltı yoktur. İnsan gözünden ışık akar derler ya, işte o ışık sönmüştür. O bakış, içinizi daraltır. Negatif bir enerji bırakır ve bir daha o göze bakmak istemezsiniz.
Bu bir anlık sertlik değildir; bu, karakterin kendisidir. İçleri kötülükle, duyarsızlıkla, umursamazlıkla örülmüştür. Merhamet eksikliği zamanla yüzlerine, sözlerine, tavırlarına siner. Sessizdir ama ağırdır. Yanından geçerken bile hissedersiniz.
Merhamet; zayıflık değil, insanlığın en büyük gücüdür. Vicdanla beslenir, kalple büyür. Onu taşımayan insanlar, kalabalıkların içinde yaşasa da ruhen ıssızdır. Ne verdikleri bir iyilik vardır ne de bıraktıkları bir iz. Sadece geçerler…
Son Söz:
Vicdansız bir ruhla dimdik gezmek marifet değil; asıl güç, merhametle yaşayıp canı acıyabilmektir. Çünkü ruhsuz bir beden ayakta durur ama insan olmaz. Sevilmek güzeldir; merhameti olmayanın sevgisi ise sadece bir gölgedir.

🐾💧🌳🐦🐕🐈⬛
✒️ 𝙔𝘼𝙕𝘼𝙍 𝓗𝓲𝓵𝓪𝓵 𝓒𝓪𝓷𝓪𝓷 𝓢𝓸𝔂𝓵𝓾 𝓐𝓴𝓽𝓪ş
✍️ 𝑲𝑨𝑳𝑬𝑴𝑰𝑵𝑫𝑬𝑵...
25 .01 .2026
Yorumlar
Kalan Karakter: