Reklam

Meclis'te ‘emsal artışı’ gerilimi tam gaz devam!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ekim ayı Olağan Meclis Toplantısı ikinci bileşiminde de ‘emsal artışı’ tartışmaları hız kesmeden devam etti. Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin emsal artışına ilişkin verdiği önergelerin reddedilmesi Cumhur İttifakı tarafından sert bir dille eleştirirken CHP kanadından emsal artışı konusunda vatandaşın mağdur edilmeyeceği yanıtı geldi.

Meclis'te ‘emsal artışı’ gerilimi tam gaz devam!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ekim ayı Olağan Meclis Toplantısı ikinci bileşiminde de ‘emsal artışı’ tartışmaları hız kesmeden devam etti. Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin emsal artışına ilişkin verdiği önergelerin reddedilmesi Cumhur İttifakı tarafından sert bir dille eleştirirken CHP kanadından emsal artışı konusunda vatandaşın mağdur edilmeyeceği yanıtı geldi.

Meclis'te ‘emsal artışı’ gerilimi tam gaz devam!
13 Ekim 2021 - 09:20

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ekim ayı Olağan Meclis Toplantısı ikinci bileşimi, Meclis Birinci Başkan Vekili Mustafa Özuslu idaresinde gerçekleştirildi. 

Oturuma damgasını vuran konu ise, bir önceki oturumda Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin emsal artışına ilişkin verdiği önergelerin reddedilmesi ve İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmaları oldu.

Cumhur İttifakı, reddedilen önergelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtip partilerin grup başkanvekillerine çağrıda bulunurken CHP kanadından emsal artışı konusunda vatandaşın mağdur edilmeyeceği yanıtı geldi. 

“VERDİĞİMİZ ÖNERGENİN HİÇBİR YERİNDE SİYASET YOK”

Gündem dışı konuşmalarsa söz alan AK Partili meclis üyesi Hüsnü Boztepe, bir önceki oturumda tartışılan emsal artışı önergesini yeniden gündeme getirdi. Önergedeki talepleri bir kez de sözlü olarak ifade eden Boztepe, Millet İttifakı’nın desteğini istedi ve “Artık İBB gibi Türkiye’nin 3. büyük kentinin hem hizmet binasının hem de bir salonunun olmamasını hm bu meclise hem de İzmir’e yakıştıramıyorum. Dün toplantı yaptık. Bu kentimizde belediye emeklinsin kentin en önemli karar organı olan meclisimizin toplanacak yeri yok. Bu ayıp bize yeter. Dün burada bizim verdiğimiz bir önerge vardı. Üzerinde uzun uzun çalışılmış ve uğraş verilmiş bir önergeydi. Bizim orada herhangi bir şekilde siyaset yapma düşüncemiz olmadı. Arkadaşlarımız tamamıyla kent için bir şeyler yapma amacıyla hazırladıkları bir önergeydi. Biz daha önce depremin arkasından esaslarla iğli 4-5 ay çalışma yaptık. Fakat eksikti. Biz o zaman önerdik. AK Parti grubunda ilk olarak ben önerdim. Yani bunun sadece depremde zarar gören binalar çözülmeyeceğini ve tüm kente yaygınlaştırılmasını önerdik. Dün iyi düşünelim diye rica ettim. Dün bir karar aldık. Sadece Bayraklı için. Bu kenti kendi içinde gettolara bölmeyelim. Karşıyaka’nın, Karabağlar’ın, Konak’ın ihtiyacı var. Gelin bu yanlıştan dönelim. Bu önergenin altına 4 grup başkanvekili imzasını atsın. İBB’nin önergesi olsun. Başkanlık önergesi olsun. Bundan çıkacak siyasi rant varsın sizin olsun, yeter ki bu kent kazansın. Yarın ya da başka zaman deprem olup olmayacağın bilemeyiz. Biz bu kararı sadece hasarlı binalara verirsek yanlış olur, ayrımcılık olur, yasalara aykırı hareket etmiş oluruz. Bugün okudum. Mimarlar Odası dava açacağını söylüyor. Biz neden ayağı basan bir projeyle kente faydalı olmaya çalışmıyoruz? Ada bazında çalışma yapılsın, bütün ilçelere başvuru yapsınlar Kenti yenileyeyim, depreme dayanıklı hale getirelim. Bunu hep birlikte yapabiliriz. Ben AK Parti ve MHP’nin verdiği önergenin hem İYİ Parti’nin hem de CHP’nin duracağına da inanıyorum. Bizim verdiğimiz önergenin hiçbir yerinde siyaset yok. Bu kentin geçmişindeki çarpık yapılaşmalarla iğli konuştuk. Bunun arkadaşında duralım. Başkanlık önergesiyle yeni bir önergenin geleceğine inancım tam. Biz yüzde 30 önerdik. Depremzedelerin de talebi bu yönde. Yüzde 20 az gelir. Biz hemen hemen her ay burada emsal artışı veriyoruz. Bizim burada rant verdiğimiz yok. Hepinize güveniyorum. Ben inanıyorum ki bizim dün verdiğimiz önergeyi CHP’li ve İY Partili arkadaşlar bir kez daha okurlarsa onların da inanacağın güvenim tam. Dün büyükşehir belediye başkanımız attığı bir tweet var. Müjde diyor. Neymiş o? Sadece Bayraklılı vatandaşlarımızı kapsayan bir haber. Diğer ilçelerde yaşayan arkadaşlarımızın hesabını soracağına inancım tam” dedi.

SÖZ KAVGASI TANSİYONU YÜKSELTTİ

Boztepe konuşurken Özulsu, kendisini süreyi aşması ve konuşmasını bitirmesi konusunda uyardı. Boztepe’nin konuşmayı sonlandırmamasıyla mecliste konuşmalar karşılıklı atışmalara dönerken tansiyon yükseldi.  Yüksek sesle Boztepe’yi birkaç kez ikaz eden Özuslu, Boztepe’nin kendisine yanıt vermesi ve konuşmasını bitirtmemesinin ardından mikrofonun kesilmesini istedi. 

Boztepe’nin “Bunların altında kalırsın” söylemi üzerine sesini yeniden yükselten Özuslu, “Burası İBB meclis. Buranın kuralları var. Bu kurallar Sayın Boztepe için de geçerlidir” dedi ve Boztepe’ye hitaben “Burada provokatörlük yapma. Bu meclisi germe. Buna CHP de AK Parti de izin vermez” diye konuştu. 

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, “Sayın Başkanım siz de sakin olun. Sesinizi yükseltmeden... Uyarınız elbette ki yapacaksınız” dedi. Hızal’ın sözünün arasına giren Özuslu ise Boztepe’yi kastederek “Anlamıyor” ifadelerini kullandı. 

“BU KONUDA DA ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ” 

Eleştirilerin ardından söz alan CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, önergenin kabul edilmemesinin kent genelinde emsal artışı çalışması yapılmayacağı anlamına gelmediğini belirtti ve “Dün aslında bu mecliste depremzede yurttaşlarımız için çok güzle bir karar verildi. Burada CHP’li meclis üyesi arkadaşlarımız geçmişten de gelen 5 aylık çalışmaların üzerinde ekleyerek çok güzel bir karara imza attılar. Bayraklı’da yaşayan depremzede vatandaşlarımız bundan duydukları memnuniyeti dile getirdiler Bir konuda Millet İttifakı meclis üyelerimizin söylemleriyle ilgi bazı yanlış algılara yol açacak şekilde AK Partili arkadaşlarımızın söylemleri oldu. Dün verilen önergede genel bir imar düzenlemesinden bahsediliyor. İçeriğinde emek veriliş olabilir. Ama metin o kadar uzun ve İBB’ye karşı kurumsal kimliğinin itibarına zarar verecek şekilde kaleme alınmış ki biz büyük bir üzüntü duyduk. Ben bu açıdan kendilerini kınıyorum. Biz Millet İttifakı meclis üyeleri olarak depremzedelerin yanında olduk. Biz de aynı şekilde binaların içindeydik. 118 canımızı kaybettik. 5 ayrı süreçte imar mevzuatından kaynaklanan çelişkilerden dolayı kentsel dönüşüm yasasında sıkıntılar vardı. Vatandaşların kentsel dönüşümü gitmemelerinin sebebi hak kayıplarını uğrayacak olmalarıydı. Deprem yönetmeliği gelince vatandaşların hakları geri çekildi. Gökdelenler varken yanlarındaki binaların katları düşürüldü tek kişinin tasarrufuyla. Biz imar yasasından gelen sıkıntıları gidermek adına bir çözüm getirdik. Burada ne dedik? Depremde zarar görmüş olan ağır ve orta hasarlı yapılar, kentsel dönüşüm yasası ve ruhsatlı yapıları kapsayacak şekilde ilçe belediyeleriyle koordineli bir çalışma yapalım ve K alanları belirlensin dedik. Bu kararı aldık. Ardından ilçe belediyeleri çalıştı. En hızlı yapan Bayraklı Belediye meclis oldu. Biz dün burada Bayraklı Meclisi’nden yüzde 10’luk emsal artışı kararı varken biz, burada komisyonda görüştük ve yeni bir karar aldık. İsterdik ki oybirliğiyle çıksaydı bu karar. Örnek bir karar çıkardık biz. Bu sefer neyle yanıltma yoluna gidildi? Diğer ilçelerden de öneri getirdiğinde İzmir'in genelinde Büyükşehir’in çalışma yapmayacağı anlamına gelmiyor. Biz hiçbir vatandaşımızı ayırmıyoruz. Depremzede vatandaşlarımızın da bizi anlamasını rica ediyoruz. Biz kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz. Biz bu konuda da elimizden geleni yapacağız. Biz burada yanlış bir algı olmasın istiyoruz. Meclis üyesi arkadaşlarımız farklı amaçlar ütmesinler, siyasi kızgınlıklarını bir kenara bıraksınlar” dedi.
Kökkılınç’ın ardından söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız2ın söz tartışmasına gönderme yaparak Özuslu’ya hitaben “Meclisi yöneten kişi olarak sizin daha sakin olmanızı beklerdik ama sanıyorum ki şeker probleminiz var. Sayın Boztepe’ye söylediğiniz ‘anlamıyor’ ifadesi şık bir ifade değil” demesi üzerine tansiyon kısa süreli olarak yeniden yükseldi. 

“BU MECLİSİN HÜSNÜ BOZTEPE GİBİ BİR SORUNU VAR”

Söz tartışmaları üzerine son kez konuşan Özuslu, şunları söyledi; “Benim şeker gibi bir problemim yok. Bu meclisin Hüsnü Boztepe gibi bir sorunu var. Şu anda yaptığımız gündem dışı konuşmalar... İsteyen yönetmeliği okur. Gündem dışı konuşmaların nasıl usulle yönetildiğini benden iyi bilirsiniz hakan bey. Olabildiğince sükûnetimizi koruyarak meclis yönetmeye çalışıyoruz. Kim gelip burayı yönetirse yönetsin yöneten arkadaşın kendisine tanınan haklarla burayı yönetecektir. TBMM’de de meclis üyelerinin ve bakanların dahil sözü kesiliyor. Meclis başkanı uyarıyor, son bir süre veriyor. Bitmeyince mikrofonu kesiyor.”

“RANT UĞRUNA KAÇAK YAPILAŞMAYA GÖZ YUMMUŞTUR”

Tartışmaların ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Selahattin Şahin, önceki oturumda kabul edilmeyen önergenin yeninden görüşülmesi ve üzerine eklenerek dört partinin grup başkanvekillerince yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu ve “Dün verdiğimiz önerge kabul edilmeyip dilek ve temenni olarak görüldü Ben 4 partinin bu bir araya gelerek bu konuda önerge vermesini istiyorum. Deprem çok önemli ve siyaset üstü bir konu. Deprem konusu asalında her toplantıda konuşulmalı. Deprem İzmir için de ülkemiz için de olmazsa olmaz. Dün Bayraklı için bir karar geçti. Tamam ama ona ilave olarak Cumhur İttifakı’nın verdiği önergenin yeninden değerlendirilmesi önemli. İzmir için önemli. Deprem görmezden gelinemez. Ayrıca Burhan Özfatura döneminde başlanan Deprem Master Planı hala revize edilmedi. İBB, 15 yılda ancak bin konut yenileyebilmiş ve kentsel dönüşümde sınıfta kalmıştır. Kaçak yapılar ile mücadele etmek yerine siyasi rant uğruna kaçak yapılaşmaya göz yummuştur. İBB ve ilçe belediyeleri imar kanununun 39. Maddesinin belediyelere verdiği yükümlülükleri kullanmamışlardır Depremde ölenlerin vebali 30 yıldır bu kenti yönetenlerin boynundadır. CHP’li yöneticiler depremin faturasını merkezi hükümete ve AK Parti’ye yıkmayı bırakmalıdırlar. İBB ve ilçe belediyeleri bir an önce riskli yapı tespitini tamamlayıp kentsel dönüşümü tamamlamalıdırlar. Kentsel dönüşüm olmadan depremle nasıl mücadele edilecek? Kentsel dönüşüm bir an önce başlamalı. Depremle ilgili bu mesailer az. Bir araya gelmek ve birlikte çalışmak gerekiyor. Bizim verdiğimiz önergenin üzerine daha da koymamız gerekiyor” dedi.

"BUNUN HESABINI İZMİR'E VERECEKSİNİZ"

Söz hakkı üzerine yapılan tartışmaları eleştirerek konuşmasına başlayan Hızal, “Üslup ve usul konusunda bir konuya değinmek istiyorum .Bu meclisin Hüsnü Boztepe sorunu yok. Meclis yönetenlerin Hüsnü Boztepe takıntısı var. Mecliste başkan vekili tarafından bu tarz bağrışmalar uygun olmadığın söylemek istiyorum. Bir meclis başkan vekili olarak ‘anlamıyor’ gibi ifadeleri ya geri alacaksınız ya da ben grup olarak iade ediyorum” diye konuştu. 
Bir önceki oturumda reddedilen önerge üzerinden İZBETON’u ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiren Hızal, “2 gündür İzmir’de emsal artışını konuşuyoruz. Biz buna ilişkin bir önerge verdik. Siz konuşma ihtiyacı duymadan olduğu gibi reddettiniz. Dün Millet İttifakı İzmir’e büyük bir haksızlık yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Evet Bayrakçı’daki karar oy birliğiyle geçti ama mecliste benim neler söylediğim tutanaklarda var. Ben o gün de aynı yerde duruyordum bugün de ayı yerdeyim. O gün de yüzde 10 artışın yeterli olacağını düşünmüyordum bugün de düşünüyorum. Biz Bayraklı sokaklarında gezeriz, depremzedelerin yanlarına gideriz. Biz, İBB ile alakalı bazı eleştirileri ortaya koyduğumuzda her zaman olduğu gibi savunma refleksiniz harekete geçiyor. Ama şöyle bir savunma yapamıyorsunuz: Olur mu öyle şey. Büyükşehir, sizin söylediklerinizi yapmıyor ama şunu şunu şunu yapıyor diyemiyorsunuz. Olayı genel siyasete vuruyorsunuz. Siz devletin hiçbir kurumunun hiçbir çalışmamasını kabul etmiyorsunuz. İşinize geleni kabule edip işinize gelmeyeni kabul etmiyorsunuz. Devletin ve hükümetin 18-19 yılda neler yaptığını arkadaşlarımız anlattı. Ama İBB neler yaptı ya da yapmadı? Konuşmamın temelinde şu var: İBB bugüne kadar kentsel dönüşümle ilgili ne yapmış, kentsel dönüşüme ilişkin olarak kurtarıcı olarak gördüğü İZBETO ile ne yapılmış? İBB, şehrin değişik alanlarında bugüne kadar 30-33 bin civarında kentsel dönüşüm çalışması yapması gerekirken bugüne kadar sadece bin civarında dönüşüm yaptı. ‘Neden yapıyorsunuz’ diye soruduğumuzda ‘Yasal mevzuat sorunları var’ denildi. İhaleye şirketler girmiyor denildi. Geçen yıl kendinize bir kurtarıcı buldunuz ve ‘Şirketler ihaleye girmiyorsa bizim bir şirketimiz var, İZBETON. İhalelere onunla girelim’ dediniz. İZBETON geldi, Örnekköy’de 2 etapta bin konut, Gaziemir’de de 300 konut yapmak üzere İBB Meclisi’nden yetki aldık. Yer teslimi 1 yıla yakın bir süre önce yapılmış. Bugüne kadar İZBETON’un Örnekköy kentsel dönüşüm alanında neler yaptığını biliyor musunuz? Çok eleştirdiğiniz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, aylar gibi bir sürede sizin 15 yılda yapamadığınızı yaptı. İZBETON’un bütçesi 1 milyar. Nerede bu paralar? Bunun hesabını İzmirlilere vereceksiniz” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN NE YAPTIĞINI BAYRAKLI’NIN YAMAÇLARINA BAKARSANIZ GÖRÜRSÜNÜZ”

İZBETON’un kentsel dönüşüm için bütçesi olmadığını iddia eden Hızal, “İZBETON 1 yılda kentsel dönüşümle alakalı hiçbir faaliyet yapamadı. Çünkü İZBETON’da para yok. Delikli kuruş kalmadı. İZBETON’u 2,5 yılda batırdınız. Sonra çıktınız ve ‘Yeni bir şirketimiz var. Biz bir kooperatif kuracağız’ dediniz. 8 Ocak 2021’de bu meclisten 23 milyon nakdi 58 milyon ayni sermaye aktarımı yapıldı. Bu şirket depremzedelere konut yapacaktı. Bu sermaye aktarımı neden yapıldı? Bir an önce o konutları yapsın diye. Siz kendi asli görevlerinizi göremeden yapılanları eleştiriyorsunuz. Sizi davet ediyorum. Rezerv alanındaki konutları birlikte ziyaret edelim. Biz sizin kentsel dönüşüm alanınıza gidiyoruz. Ama tamtakır hiçbir şey yok. İZBETON yetkiyi aldı. Sanki kendi sorumluluklarını yapabiliyormuş gibi bir de yeni sorumluklar verdik. 1 yıla yakındır Tire yolunda asfalt yok. Çünkü gereken hammaddeyi alamadığı için yok. Üstün üstlük İzmirlilere asfalt üretim tesisleri bakım alındı diye yalan söylendi. Bugün kentin çeşitli noktalarında tarım bölgelerinde İZBETON doğru düzgün asfaltlama yapamıyor. Çünkü İZBETON batık. Bütün kabahat İZBETN’da değil. İZBETON İBB’ye bağlı. İBB’de ne yaşanırsa orada da yaşanıyor. İBB, bundan 2,5 yıl önce kredibilitemiz yüksek diye övünüyordu. Demek ki İZmir2de sadece ekonomik problem İZBETON’da değil. Bunun sebebi de Tunç Soyer. Bundan 2,5 yıl önce meclis üyesi olduğumuz aylarda Tunç Soyer, tecrübeli bir belediye başkanıydı. Tunç Soyer Seferihisar’ı bıraktığında o günün parasıyla 119 milyonluk gayrimenkul satışı yapmış, borç batağında bir Seferihisar Belediyesi bıraktı. Biz o zaman da eleştirmiştik ve aynını burada yapmaması için uyarmıştık. Tunç Soyer, bizim uyarılarımıza kulak tıkayarak İBB’yi bir borç batağına sürüklüyor. Bugün İBB, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir kriz içerisinde. Bundan sonraki noktada personel maaşları ödenemeyecek. Sonra da çıkıp devlet ne yaptı diyorsunuz. Devletin ne yaptığını Bayraklı’nın yamaçlarına bakarsanız görürsünüz” dedi.