Yolumuz hep İstiklal
Gülcan Gençtürk

Gülcan Gençtürk

Yolumuz hep İstiklal

29 Ekim 2020 - 16:35

Ya İstiklâl ya ölüm"ile başladı bu milletin ilk milli mücadelesi.
 23 Nisan 1920 de tarih bir kez daha tanık olacak tekrar  yazacaktı. Bir milletin zorluğa, yokluğa rağmen bitti denildikleri anda esaret zincirlerini kırıp  tüm Dünya'ya nasıl  meydan okuduklarını, nasıl destan yazdıklarını.
 Dünya da çoğu milletlerin ülkelerin  başarılı olduğu dallar, alanlar vardır  .
Örnegin Almanya'dan müthiş filozoflar çıkmıştır tarihte.
Şiir İran'da yazıldığı  kadar güzel yazılmamıştır hiç bir ülkede.
Sanat denince ilk akla gelen  İtalya dır.
 Ve Askeri deha!
Herkes bilir ki  Askeri Deha'lar bu topraklardan çıkar.Müthiş komutanlar bu topraklarda yetişir.  Hikmeti nedir bilinmez !
İlk destandan tutunda  Cumhuriyet'i kuran o müthiş komutana kadar bu böyle olmuştur tarihte.
 Esaret altında ki bu millet için yine bir kurtarıcı gerekiyordu o günlerde Milli Mücadelenin ilk yıllarında. Özgürlük ateşini yakacak,  çoluk -çocuk, genci -yaşlısı, kadını demeden o kıvılcımı herkesin  damarlarına aktaracak biri...
Işte tam da o zaman da milletin sabrının tükendiği, bir kurtarıcı için dualı  ellerin gökyüzüne açıldığı o zamanda,19 Mayıs 1919 da  O dahi komutan Samsuna doğru yola çıktı.Tek düşündüğü bu milleti yeniden şaha kaldırarak milli mücadele ruhunu yeniden başlatmak, o yoldaki ateşi  kıvılcımı yakmaktı.  Türk milleti  özgürlük yolunda  O müthiş komutandan  gelecek ilk emri bekliyordu artik.
"Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine Ulusun kendi gücü kurtaracaktır "diyordu Anadolu'da yaptığı kongrelerde .
Aydın'daki Efe'si, Ankara'da ki Seymeni ,Erzurum da Dadaşı, Anadolu da Kürdü, Karadeniz de Lazı,Çerkezi,Arnavutu ...
kısacası damarlarında  bu kanı taşıyan herkes inanmıştı bu müthiş komutana. Õzgürlük rüzgarını  fırtına gibi estirmeye başlamıslardı o günden sonra Anadolu da .
 İnönü de, Sakarya da, Dumlupınarda destanlar yazdılar. İşgal kuvvetlerini tarihte eşi benzeri görülmeyecek taktiklerle ,kahramanlık hikayeleriyle bozguna uğratılar .. 
Ve isgal kuvvetleri  O büyük Önderin dediği gibi "geldikleri gibi gittiler" .
Lozan Barış antlaşması ile yeni bir Ülke doğuyordu.Bu ülke O Askeri dehanın,bu millete olan inancıyla, milletinde ona olan sonsuz güveniyle yeniden şekilleniyordu.
O Askeri Deha MUSTAFA KEMAL den başkası değildi.
Kurtulus savaşı'nın Türk milleti'nin zaferiyle  sonuçlanmasının ardından ortaya çıkan yönetim boşluğunun giderilmesi için yeni bir yönetim şeklinin belirlenmesi şart olmuştu.Bu yönetim şekli Cumhuriyet'di.
Cumhuriyet yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olmasıydı.Cumhuriyet yönetiminde  söz ulusundu.Ulus temsilcilerin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesiydi.Bütün bu maddeler artık bu milletin olmazsa olmazı olacaktı.
Mustafa Kemal  28 Ekim 1923 de  Çankaya köşküne çağırdığı arkadaşlarına o müjdeyi veriyordu artık ..
"" Yarın Cumhuriyeti kuruyoruz beyler ""
Bu zafer yüce Türk milleti'nindi.Vatanın  her köşesinden oluk oluk kan aktı,binlerce şehit verildi.
Özgürlük, hiç de kolay kazanılmadı bu topraklarda.Mükafatıda Halkına  büyük olmalıydı.
Cumhuriyet 29 Ekim1923 de kuruldu.Mustafa Kemal'in  o müthiş konuşmasının üstenden  97 yıl geçmiş olsa da sözleri hala yankılanıyordu bu topraklar üzerinde, kanı dökülen her şehit torununun kulaklarında,Dünya'nın dört bir yanında.
""Cumhuriyeti biz kurduk sizler yaşatacaksınız,Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır"
97. yılını kutladığımız şu  günlerde
Yolumuz hala İstiklal.
Kanımızda hala o kıvılcım var.O kıvılcım olduğu sürece bizler bu vatanın hep  bekçileri olarak kalacağız.
Emanetiniz başımızın üstünde, yüreğimizde.
Emanetinize hıyanet  edecek olursak şayet,sizler kanlarınızla, canlarınızla ödediğiniz bu bedelin iki cihanda da hesabını sorun. Bedeli ne ise haklarınızı fazlasıyla alın üstümüzden .
Bu topraklar için canını feda eden tüm şehitlerin anısına ...
Saygıyla ve sevgiyle.
 Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun
Sevgiyle iletişimde kalalım

YORUMLAR

  • 0 Yorum