Tigad (Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği) 12.çalıştayı için Kırşehir’deydik. Öncelikle bu güzel organizasyon için Dernek Başkanı Okan Geçgel ve arkadaşlarına koskocaman teşekkürler.. Çalıştay günlerinde Kırşehir ve çevresini de gezme fırsatı bulduk.
Kırşehir’den dünyaya yayılan bir ışık var: Ahi Evran ve Ahilik..Ahilik, kelime anlamı olarak Arapça “kardeşim” veya Türkçe “akı” (Divan’ül Lügat’it Türk’te) “cömert”, “eli açık” anlamında . Terim olarak, XVIII. yüzyıldan sonra bir esnaf-sanatkâr birliği hâline dönüşmüş olsa bile, XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu’da görülmeye başlayan, Anadolu’nun vatanlaşmasında ve Osmanlı Devleti’nin kurulmasında büyük rol oynayan dinî, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasî boyutları olan bir sistem olarak tarif edilebilir. Denilebilir ki ahilik, imanın amele dönüştüğü bir sistemdir.
Ahiliğin başlangıçta bir esnaf teşkilatı olarak ortaya çıkmadığı, içlerinde kadıların, müderrislerin, devlet adamlarının, askeri görevlilerin de olduğu; ahilerin toplumun bütün kesimlerini kucakladığı bilinmektedir.
Ahiler, Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında bütün şehir ve kasabalarda yiğit, ahi ve şeyh sistemi içerisinde teşkilatlanmıştır. Bütünüyle Anadolu, Balkanlar, Kırım, Kazan ve kültür coğrafyamızın çok yerinde ahiliğin teşkilatlandığı görülmektedir. Bu teşkilatlar, Kırşehir’de bulunan “Pirler piri” de denilen Ahi şeyhine bağlı idi.
Ahi Evran’ın hayatı ve kişiliği üzerinde araştırmacıların farklı görüşleri var. Ahi Evran’ın deri işçiliği ve teşkilatında çok başarılı bir kişi olduğu belgelerde yer alıyor. Ahi Evran, yüzyıllardır savaşçılık ve dini, ahlaki bilgiler vermekte büyük ve önemli görevler yerine getirmiş olan fütüvvet teşkilatından yararlanarak, ahi teşkilatını kurmuş ve ahlakla sanatın ahenkli birleşimi olan ahiliği çok itibarlı bir duruma getirmiş.

Ahi Evran, halkın ekonomik durumunu iyileştirmek, meslek sahibi olmasını sağlamak ve din sömürüsünden kurtarmak için çalışmıştır. İşe ayakkabıcı ve saraç esnafını teşkilatlandırmakla başlamıştır. Kısa zamanda üstün becerisi, ahlaki sağlamlığı ve hakseverliği ile büyük bir ün ve saygı toplamıştır.
Fütüvetnamelerde ahiliğin 740 kuralından bahsediliyor. Ancak bunlardan 124 tanesinin özellikle uygulanması gerektiği belirtilmekte. Bunlar sofra adabından su içmeye, konuşmaya, giyinmeye, yürümeye, alış veriş yapmaya, misafirliğe, oturmaya, büyükleri ziyaret etmeye, hasta ziyaretine, mezarlık ziyaretine, hamamda yıkanmaya, yatmaya, uyumaya vb ait kurallar.. Ahi eline, beline, diline sahip olacaktır. Kapısını, gönlünü, sofrasını açık tutacaktır. Fütüvvet iyi huylardır. Bir Ahi kendisini halka vakfedip herkese iyilikte bulunma, bilhassa cömert olma, konuk sevme ve herkesin yardımına koşmada öncü olacaktır.
Mevlana, Hacı Bektaş, Yunus Emre hepsi kendi dilince ve kendi halince Türk insanına ışık saçarken Ahi Evran gün gelmiş şed kuşanmış, posta oturmuş, yeri gelmiş kılıç kuşanmış, dağa çıkmış. O bu yönüyle hem alp hem eren kelimenin tam manasıyla bir “Alp Eren” olmuş.
Ahiliğin önde gelen yedi ilkesine gelince..
- Elini hep açık tut,
- Sofranı hep açık tut,
- Kapını hep açık tut,
- Ağzını hep kapalı tut,
- Gözünü hep bağlı tut,
- Eline hep sahip ol,
- Diline her zaman sahip ol
Ahilik Müzesi, Kırşehir merkezde, Ahi Evran Camisi ve türbesinin bulunduğu alanda oluşturulan Ahi Evran Külliyesi içinde yer alıyor. 3 yıl önce ziyaretçilere açılmış.
Müzede 1200’lü yıllardan başlayarak esnaflığın geçmişi anlatılmakta ve Ahilik teşkilatının ritüelleri canlandırılmakta. Ahi Evran-ı Veli, Ahilik teşkilatı ve esnaflık üzerine farklı obje, eşya, kıyafet ve el yazması eserlerin sergilendiği müze, teknoloji ve geleneği bir araya getiren bir anlayışla tasarlanmış durumda.
Müzede 562’si bağış 612 eser sergileniyor. Esnaflık, Ahilik teşkilatının geçmişi ve ritüellerinin aktarıldığı müzede, bazı mesleklerin bal mumu heykellerle canlandırılması, pirler ve Ahi Evran-ı Veli’nin odası da mekana renk katıyor.
Türkiye’de müzecilik anlamında kullanılan en büyük dijital ekranın yer aldığı Ahilik Müzesi’nde ziyaretçiler bu ekranda şed kuşatılmasını izleyebiliyorlar.
Türbesi Kırşehir’de bulunan Ahi Evran Veli’nin 13.asırda temellerini attığı Ahiliğin izleri Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar çeşitli coğrafyalarda bugün de yaşamaya devam ediyor.
Erkan Sevinç
Yorumlar
Kalan Karakter: