En çok emek verdiklerinden yorulur, en çok değer verdiklerinden kırılır. Bir zamanlar uğruna uykusuz kaldığı, gözyaşı döktüğü insanlar gelir; sonra bir gün yabancı gibi geçip gider. Ne bir "Nasılsın?" kalır, ne de bir hatır...
Oysa insanın unutamadığı şey yapılan iyilik değil, gördüğü vefasızlıktır. Çünkü iyilik unutulur, alışılır; ama kırılan güven, sessizce insanın içinde yaşamaya devam eder.
Hayat bana şunu öğretti: Herkes konuşur ama herkes dinlemez. Herkes sever gibi görünür ama herkes sahip çıkmaz. Zor gününde yanında olan çok azdır. Menfaat bittiğinde kalabalıklar da dağılır.
Bu yüzden artık kimsenin sözüne değil, davranışına bakıyorum. Çünkü dil yalan söyleyebilir ama vicdanın sesi er ya da geç ortaya çıkar.
Kimse ektiğini biçmeden bu dünyadan gitmez. Kimi sevgiyi biçer, kimi yalnızlığı... Kimi saygıyı kazanır, kimi ise ardında sadece pişmanlık bırakır.
Velhasıl... İnsan olmak; nefes almak değil, vefa bilmektir. Güçlü olmak değil, adil olmaktır. Konuşmak değil, gerektiğinde susup anlayabilmektir.
Gün gelir herkes unutulur; geriye sadece kalplerde bıraktığı iz kalır. İşte asıl mesele de budur... İnsan olarak anılabilmek.
Çünkü zaman her şeyi değiştirir; ama karakter, insanın gerçek kimliğini er ya da geç herkese gösterir.
🕯️
✒️✨ 𝒀𝒂𝒛𝒂𝒓 𝓗𝓲𝓵𝓪𝓵 𝓒𝓪𝓷𝓪𝓷 𝓢𝓸𝔂𝓵𝓾 𝓐𝓴𝓽𝓪ş 🖋️
Yorumlar
Kalan Karakter: